Anasayfa  |   Dinleti  |   Kitaplık  |   Sanattan Yaşama  |   İletişim  
Anasayfa
Kuran Mektebi
Felsefi Bakış
Makaleler
Göller Ülkesinde Bir Ada
Kitap Tahlilleri
Sebilürreşad ve Sıratı Müstakimden
Basından
Söyleşiler
Kültür Sanat
Tozlu Sayfalar
Güne Gecikmiş Fotoğraflar
Çocuk ve Genç Mektebi
Düşünce-Analiz

Site İçi Arama




Mustafa SEKİLİ
Din ve Bilim
Düşünce-Analiz
Kamil KOÇ
Sanat Nedir? Hareketli Görüntünün Teorik Çerçevesi
Sanat
Kamil KOÇ
Sanat Nedir II
Sanat
Ali ŞERİATİ
Sevgi Aşktan Üstündür
Tozlu Sayfalar
Irvin YALOM
Annem ve Hayatın Anlamı
Öykü
Mustafa SEKİLİ
Prof. Dr. Fuat SEZGİN ile Söyleşi [Görüntülü]
Söyleşiler
Mustafa SEKİLİ
Âsaf HÜSEYİN ile Söyleşi
Söyleşiler
Mehmed ÂKİF
Sabır
Sebilürreşad ve Sıratı Müstakimden
Halime TOROS
Harezmi
Göller Ülkesinde Bir Ada
Prof. Dr. Fuat SEZGİN
İslam Kültür Dünyasının İlimler Tarihindeki Yeri
Makaleler
Paul TİLLİCH
İman ve Akıl
Düşünceler
Yasin YARAR
İçimizde Duran Hakikatin Hayat Üreten Yüzünü Perdeleyen Korku
Güne Gecikmiş Fotoğraflar
Atasoy MÜFTÜOĞLU
Ahlaki-Vicdani Tükeniş
Düşünce-Analiz
Prof. Dr. İlhami GÜLER
Günümüzde Bir "Direniş Teolojisi"ne Duyulan İhtiyaç
Düşünce-Analiz
Hülya DURMUŞ
Shakespeare'in Üç Oyunu ve Şiddet Çeşitlemeleri
Tiyatro
Prof. Dr. Mevlüt UYANIK
Kenar Mahalle Köpeği
Sinema
Prof. Dr. İlhami GÜLER
İran İzlenimleri
Deneme
Özdemir ASAF
Geldim
Şiir
Tunku Hasan Dİ TİRO
Özgürlüğün Bedeli
Tozlu Sayfalar
  Anasayfa arrow Kitaplık
Tevhid
İsmâil Râci El Farûkî, Tevhid,
Çev.:Dilaver Yardım, Lâtif Boyacı,
İnsan Yayınları, İstanbul 1998.

Toplumsal düzenden ekonomiye, dünya basışından estetiğe dek birçok alanda Tevhid'in nasıl bir düzenleyici ilke olarak anlaşılması gerektiğini ortaya koyan Farûkî'ye göre "Müslüman'ın yeniden inşası Batı'daki gibi meydan okuma ve fetih hareketi değil sadıkane bir teslim olma hareketidir."

 
Felsefece Düşünmenin Yolları
J. M. Bochenski, Felsefece Düşünmenin Yolları,
Çev.: Kurtuluş Dinçer,
Bilim ve Sanat Yayınları, Ankara 1996.

Yasa, Bilgi, Doğruluk, Değer, İnsan, Varlık, Toplum, Mutlak... Bu başlıklar felsefe dediğimiz düşünsel uğraşın en temel sorunları. Bochenski'nin Felsefece Düşünmenin Yolları adlı kitabı işte bu temel sorunları ve bu sorunların tarih boyunca nasıl işlendiğini karşıt görüşleri yanyana getirerek tanıtıyor bize.

 
İslam Düşüncesinde Sünnet

M. Hayri Kırbaşoğlu, İslâm Düşüncesinde Sünnet, Ankara Okulu Yayınları, Ankara 2002.

Bugün bir disiplin olarak “Sünnet” in konusu, bu “Medine İslâm Toplumu Modeli” olmalıdır. Daha açık bir ifadeyle, “Medine İslâm Toplumu”nu itikadî, siyasî, ekonomik, sosyal ve ahlakî planda yönlendirip yönetmede Hz. Peygamber’e önderlik eden ilkeleri tespit etmeye çalışmak; amacı ise, bu ilkelerden ilham alarak, günümüz şartları içerisinde, evrensel görevini yerine getirecek çağdaş bir İslâm Toplumu modelinin nasıl oluşturulabileceği üzerinde durmak olmalıdır. 

 
Küçük Ağaç'ın Eğitimi
Forrest Carter, Küçük Ağaç'ın Eğitimi, Çev.: Şen Süer Kaya, Say Yayınları, İstanbul 2001.

Egemenlik ve güç tutkusu peşinde koşan Beyaz Adam'ın acımasızca yok ettiği Çeroki'lere ithaf edilen bu kitap, insanı 'umursayan', acılarını 'paylaşan', yaşamın bütünselliğini 'savunan' bir kültürün mesajı... Evrensel dostluk ve barışın hikâyesi... İnsani duyarlılığın görkemli direnişi... Yüzeysel ve mekanik ilişkilerin hakim olduğu günümüzde, yitirilen değerlere saygı duruşunda bulunma denemesi...
 
Entegrizm
 
Roger Garaudy, Entegrizm, Çev.: Kâmil Bilgin Çileçöp, Pınar Yayınları, İstanbul 2005.
 
İster dinî, ister siyasî olsun entegrizm, yalnızlığın cesaretlendirdiği bir hak gaspından ve gayesiz bir dünyanın anlamsızlığından doğmuştur her zaman. Yarınları olmayan ümitsiz insanlar, bir yandan hayata artık ne bir mânâ ne de bir kararlılık veremez olan sözde 'değerler'i reddeden 'nihilizmlerin' kurbanı olurken, diğer yandan da bir tanrının, ama herhangi bir tanrının hükümranlığını vaadeden yalancı mesihlerin kurtarıcılığının kurbanı da olmaktadırlar. 

 
Martin Eden

Jack London, Martin Eden, Çev.:Osman Çakmakçı, Bordo Siyah  Klasik Yayınlar, İstanbul.

Martin Eden Jack London’ın hayatından belirgin izdüşümler taşıyan özyaşamsal bir roman. Hayalleri kadar iradesi de güçlü bir genç, sosyal statüsünü değiştirmek için giriştiği yazar olma mücadelesini kazanır. Ancak geldiği yer yeni bir sosyal dünya olduğu kadar büyük bir ‘boşluğun’ kıyısıdır da.

 
Anne Baba Biz Suçluyuz

Ali Şeriati, Anne Baba Biz Suçluyuz, Çev.:Atik Aydın, Bilge Adam Yayınları, İstanbul 2007.

Biz Suçluyuz!

Söylediklerim acı, sivri ve inciticidir. Eğer görüşlerimde hakikat payı olduğuna inanıyorsanız, lütfen, bu acıtıcı sözlerimden dolayı beni affedin. Zira maslahata göre konuşmak, insanların hoşuna gider. Yalan, hile ve pohpohlama tatlı, hakikat ise acıdır. Ağrının olduğu yeri uyuşturmak ve hastalığın varlığını inkâr etmek hastayı sakinleştirir. Ancak biz, hasta ile karşı karşıyayız ve acı da olsa şu gerçeği açık ve net bir şekilde ona söylememiz gerekir:

 
İhtiyar Balıkçı

Ernest Hemingway, İhtiyar Balıkçı, Çev.:Ülkü Tamer, Sosyal Yayınlar, İstanbul 2002.

Bu kitabı okurken yaşlı ve cesur Kübalı balıkçı Santiago'nun Meksika Körfezi açıklarında karşılaştığı devasa köpek balığıyla giriştiği amansız savaşı siz de yaşayacaksınız. Yenilginin ve ölümün, en kaçınılmaz göründüğü anda bile zafere dönüşebildiğine tanık olacaksınız.

Yalınlık, açıklık ve sade bir güzellikle İhtiyar Balıkçı, cesaretin ve dayanıklılığın bitmeyecek öyküsünü konu alıyor.

 
Modernizmin Evsizliği ve Ailenin Gerekliliği

Cihan Aktaş, Modernizmin Evsizliği ve Ailenin Gerekliliği, Beyan Yayınları, İstanbul 1992.

Bu çalışmada biz, aile kurumunun modernist değerler ve bununla birlikte kökü eskilere dayanan birtakım kabuller nedeniyle yaşadığı problemleri ele alırken, bu kurumun özünde tevhîdî bir yapısı olduğu inancından hareket ediyoruz. Biz ailenin tevhîdî, İslâmî bir kurum olduğuna inanıyor, çağdaş insanın muzdarip olduğu problemler gibi, ailenin yaşadığı problemlerin de tevhîdî ilkelerin hayata geçirilişiyle ancak çözüme kavuşacağını düşünüyoruz.
 
Ölü Canlar

Gogol, Ölü Canlar, Çev.: A.Orhan Uçar, Metropol Yayınları, İstanbul 2006.

Romanda irili ufaklı bir çok karakter var, hepsi de Gogol'un sert bir o kadar da mizahi dilinden nasibini alıyor. Puşkin, Ölü Canlar'ın taslağını okuduğunda Aman Tanrım, Rusya'ya neler olup bitiyor? diye söylenmiş, ardından ağlamış. Puşkin, Gogol'a hitaben gözlerinizden kaçan oldukça küçük ayrıntıları herkesin olanca ciddiliğiyle görebilmesi için, adi insanın adiliğini, hayatın bayağılıklarını güçlü biçimde tasvir etme yeteneğiniz henüz hiç bir yazarda yok diye seslenmiş.
 
Hac
Ali Şeriati, Hac, Çev.: Ejder Okumuş, Fecr Yayınevi, Ankara 2007.

Hac: İstek, niyet ve yönelme, yani hareket ve aynı zamanda hareket yönüdür. Her şey, kendini kendinden, hayatından ve bütün bağlarından koparmakla başlıyor. Yoksa sen, kendi şehrinde sâkin değil misin? Sükûnet mi? Sükûn mu? Hac, sükunun gidişidir. Hayat, hedefi bizzat kendisi olan şey, yani ölüm. Bir tür soluk alıp veren, can taşıyan ölüm. Murdarca yaşamaksa, bir nevî kokuşmuş var oluş. 

 
Yabancı

Albert Camus, Yabancı, Çev.: Vedat Günyol, Can Yayınları, İstanbul 1981.

Yabancı, romancı, tiyatro yazarı, düşünür ve politik kuramcı olarak İkinci Dünya Savaşı’ndan sonra yalnız Fransa’da değil tüm dünyada kuşağının sözcüsü ve yol göstericisi yazar Albert Camus’nün 1942’de yayınlanan ilk ve en çok ses getiren yapıtıdır. Romanda, bir Arabı öldüren ama bu suçtan çok, yalnızca gerçek duygularını dile getirdiği ve toplumun istediği kalıba girmeyi reddettiği için toplum dışına itilen bir “yabancı” aracılığıyla, 20. yüzyıl insanının içine düştüğü yabancılaşma anlatılır.
 
Bireysel ve Toplumsal Değişmenin Yasaları

Cevdet Said, Bireysel ve Toplumsal Değişmenin Yasaları, Çev.: İlhan Kutluer, İnsan Yayınları, İstanbul 1998.

İnsana kendi dışından tesbit edilen ve adına "gelişme" denen hedeflere varabilmek
için öncelikle insanın ve toplumun tanınması gerekir. Cevdet Said, bu kitabında, farklı kalkış noktalarından hareket ederek ve başka amaçlar güderek insanın ve toplumun değişme sorunlarını araştırmaktadır. Vardığı sonuç çarpıcıdır. Bu iki öznenin "gelişme" denen sonu belirsiz tarihsel maceranın aracı değil, aksine kendi tarihini kendisi yapabilecek gücün ve imkânın kendisi olduğunu vurgulamaktadır.
 
Goriot Baba

Balzac, Goriot Baba, Çev.: Tolga Sağlam, Timaş Yayınları, İstanbul 2000.

Dönemin Fransa'sını, bir pansiyonda kalan insanlar ve onların çarpık ilişkileri üzerinden anlatan; tarihin ve sanatın buluştuğu o ince çizgide duran önemli bir klasik.Goriot Baba’nın başından geçenler okuyanları etkiliyecek düzeyde gerçek olaylardır. Olay Paris’te geçmesine rağmen evrensel niteliktedir. Herkes her an buna benzer bir olayı yaşayabilir.
 
İslam Davası

Malik Bin Nebi, İslam Davası, Çev.: Muharrem Tan, Yöneliş Yayınları, İstanbul 1990.

Malik Bin Nebi, tarihin bu kesitinde sömürgeci emellerin geri teptiğini, ümmetin özellikle ıslahat hareketi ile "uyanış"a adım attığını ifade etmektedir. Nebi, ıslahat hareketinin zaafiyetlerini gösterirken, kur'ani mesajın yeniden ihyası ve insanlığın kurtuluşu için düşüncenin eylemleştirilmesi, iman-hareket bütünlüğüne ulaşılması sorumluluğuna dikkat çekmektedir.
 
Afrikalı Leo

Amin Maalouf, Afrikalı Leo, Çev.: Sevim Gündüz Raşa, Yapı Kredi Yayınları, İstanbul 1993.

Afrikalı Leo, gerçek bir yaşam öyküsünden çıkarılmış düşsel bir yaşamöyküsü: "Bir berberin sünnet ettiği, bir Papanın vaftiz ettiği" Hasan ibn Muhammed el-Vezzan ez-Zeyyati alias/namıdiğer Giovanni Leone de Medici'nin, Leo Africanus yani Afrikalı Leo'nun özyaşamöyküsü yazmış olsaydı yazacağı gibi... Amin Maalouf, bu ilk romanında -daha sonra Semerkant, Tanios Kayası, Doğunun Limanları, ve öteki romanlarında da yapacağı gibi- tarihle/tarihten olağanüstü bir halı dokuyor. Bir uçan halı...
 
Said Halim Paşa,Bütün Eserleri

Said Halim Paşa,Bütün Eserleri, Hazırlayan: N.Ahmet Özalp, Anka Yayınları, İstanbul 2003.

“Bir ulus bir zorbayı zorla tahtından indirmekle özgürlüğünü kazanmış olmaz. Öncelikle yapılması gereken şey, zorbalığın geri gelmesini engelleyici önlemleri almaktır. Çünkü zulüm ve yolsuzlukları doğuran tohumlar varlığını sürdürdükçe halk zorbalığın gücü karşısında direnecek yerde korkarak sindikçe, boyun eğdikçe, zulüm ve yolsuzluklar o halkın arasında yeniden ortaya çıkar.”

Said Halim Paşa
 
Tutunamayanlar

Tutunamayanlar, Oğuz Atay, İletişim Yayınları, İstanbul 2007.

Türk edebiyatının en önemli eserlerinden biri olan Tutunamayanlar’ı Berna Moran, “hem söyledikleri hem de söyleyiş biçimiyle bir başkaldırı” olarak niteler. Moran’a göre “Oğuz Atay’ın mizah gücü, duyarlılığı ve kullandığı teknik incelikler, Tutunamayanlar’ı büyük bir yeteneğin ürünü yapmış, yapıttaki bu yetkinlik Türk romanını çağdaş roman anlayışıyla aynı hizaya getirmiş ve ona çok şey kazandırmıştır.” Küçük burjuva dünyasını zekice alaya alan Atay “saldırısını, tutunanların anlamayacağı, red edeceği türden bir romanla yapar.”
 
Kur'an'da Dinî ve Ahlâkî Kavramlar

Toshihiko İzutsu, Kur’an’da Dinî ve Ahlâkî Kavramlar, Çev.: Selahattin Ayaz, Pınar Yayınları, İstanbul 2003.

Izutsu'nun bu çalışması, semantik tahlilin metodolojik ilkelerinin gösterilmesi; İslam öncesi kavimsel ahlaki gelenek ile İslamî/Kur'anî ahlak prensipleri arasındaki olumlu ya da olumsuz ilgi ve nihayet, birinci bölümde açıklanan metodolojik kuralların tutarlı bir tatbikatı ile Kur'an'daki belli başlı dînî-ahlakî kavramların bir tahlilinden oluşmaktadır.
 
Devlet Ana

Kemal Tahir, Devlet Ana, İthaki Yayınları, İstanbul 2005.

'Devlet Ana', Osmanlı kurulmadan önceki Anadolu'nun görünümünü ve Anadolu insanının özlemlerini anlatırken, onların güçlü, güvenli, adaletli bir devlete duyduğu ihtiyacı da açığa çıkarmaktadır. Kemal Tahir'in en önemli romanı olarak gösterilen 'Devlet Ana', onun düşünce yapısını da en iyi yansıtan eserlerinden biri sayılmaktadır.
 
İnanç ve Amelde Kur'ani Kavramlar

Muhammed El-Behiy, İnanç ve Amelde Kur'ani Kavramlar, Çev.: Ali Turgut, Yöneliş Yayınları, İstanbul 1995.

'İnanç ve Amelde Kur'ani Kavramlar adlı bu kitap, doğruyu veya ona en yakın olanı, Allah'ın Kitabı ve Peygamber(s) 'in sünnetine göre ortaya koymaya çalışmakta, en azından bugünkü Müslüman gençlerin İslami kavramları tanımalarını sağlamaktadır. Gerçek şu ki; bu kavramlar üstünden asırların geçmesi sonucu, güçlüyü zayıfla değiştirme, Allah'ın Kitabına yaklaşma yerine ondan uzaklaşma ve onu hayat sahnesinden silme yönünde teşebbüsler belirdi.'
 
Bin Dokuz Yüz Seksen Dört

George Orwell, Bin Dokuz Yüz Seksen Dört, Çev.: Nuran Akgören, Can Yayınları, İstanbul 1999.

Çok genç yaşındayken bile gözüpek ve yürekli biri olan George Orwell (1903-1950), önce döneminin ve ülkesinin toplumsal düzenine karşı çıktı. Büyük Rus Devrimine inandı. Troçki'ye hayrandı. Ancak, İspanya içsavaşı sırasında Stalinistlerin Troçkistlere karşı tutumu, umutlarını yıktı.

Bu durum ve yakalandığı hastalık, George Orwell'i Bin Dokuz Yüz Seksen Dört'ün mutlak umutsuzluğuna sürükledi. Orwell, yapısal olarak karamsar ya da siyaset tutkunu biri değildi.
 
İnsanın Dört Zindanı

Dr.Ali Şeriati, İnsanın Dört Zindanı, Çev.: Prof.Dr.Hüseyin Hatemi, İşaret Yayınları, İstanbul 2005.

Dr. Ali Şeriati (1933-1977), İranlı toplumbilimci ve İslam düşünürü. Paris'te doktora yaptıktan sonra İran'a döndü. Kadro, unvan ve serveti değil, mustaz'aflar uğruna kendini adama yolunu seçti. Tutuklandı ve "serbest" bırakıldıktan sonra da düşünmeyi ve konuşmayı sürdürdü. Kısa süren hayatı; düşünme, konuşma, yazma ve yol gösterme ile dolu geçti. İran gençliği üzerindeki etkilerinden rahatsız olan yönetim, daha önce de denenmiş bir düzene başvurdu: Ali Şeriati'ye yurtdışına çıkış izni verdi (Mayıs 1977).
 
Suç ve Ceza

Dostoyevski, Suç ve Ceza, Çev.: Mazlum Beyhan, Sosyal Yayınları, İstanbul 2001.

Bir insanın işlediği korkunç cinayetler... Ardından başlayan bunalımlı yaşam, geçmişiyle yaptığı isteksiz yüzleşmeler, işlediği suçun ıstırabından kurtulma çabaları... Ve en sonunda aşkın akıl almaz gücüyle kurtuluşu bulması. Çıktığında Rusya'da gençleri ayaklandıran, yediden yetmişe herkesi hüzün ve mululuk gözyaşlarına boğan bu sürükleyici ve heyecanlı dünya klasiğini bir solukta okuyacaksınız.
 
Nebevi Sünnet

Muhammed Gazali, Nebevi Sünnet, Çev.: Prof.Dr.Ali Özek, Ekin Yayınları, İstanbul 2005.

Kendilerine gelmeleri ve şu iki hususa önem vermeleri için dini cemaatlerin değerli liderlerine ve selefin mirasçılarına sesleniyorum. İki önemli arzum var: Birincisi; Kur'an-ı Kerim'in ayetleri üzerinde düşünmeyi ve araştırmayı çoğaltmak; ikincisi, hadis-I şeriflerle Kur'an'ın yakın ve uzak delaletleri arasındaki bağlantıları tesbit etmek. İşte faydalı ve mütekamil bir İslami araştırma ancak bu iki hususu ele almakla gerçekleşir. Unutulmamalıdır ki, ilimle öfkenin birleşmesi rezalettir.
 
İki Şehrin Hikayesi

Charles Dickens, İki Şehrin Hikayesi, Çev.: Tuba Şahin, Şule Yayınları, İstanbul 2002.

Bu sözcükleri bacadan kazıdığım kurum ve kömüre kanımı karıştırarak, paslı bir demirin ucuyla yazıyorum. Mahkumiyetimin onuncu yılının son ayı. Yüreğimdeki ümit çoktan uçup gitti. Kendimde gördüğüm o korkunç işaretlerden anladığım kadarıyla akli dengem daha fazla dayanamayacak. Ama şunu da önemle belirtmeliyim ki şu an aklım başımda. Hafızam yerinde ve ayrıntıları bile hatırlayabiliyorum. Tanrı şahidim olsun, ister okunsun, ister okunmasın, kağıda yazdığım bu son sözcükler tamamıyla gerçek.
 
Her Nemruda Bir İbrahim

Zübeyir Yetik, Her Nemruda Bir İbrahim, Beyan Yayınları, İstanbul 1990.

BEL'AM
Kimlik:
Sahip bulunduğu ilim hazinelerine karşın, 'dünya' için 'din'ini satan.  'ahiretini dünyaya değişen' ve bu doğrultuda da azgın yöneticiler ve tagutlarla işbirliği yapan, onlara hizmet veren, insanları -dini ve bilimi alet edinerek- onların buyruğuna ve boyunduruğuna sokan kimliği simgeleyen bir ad, Belam....
 
Yeraltından Notlar

Dostoyevski, Yeraltından Notlar,Çev.: Mehmet Özgül, İletişim Yayınları, İstanbul 2000.

(...) Eğer Dostoyevski, tıpkı Shakespeare gibi, insanoğlunun kendini, hakkındaki görüşünü değiştirerek zenginleştirecek kadar büyük bir yazarsa, Yeraltından Notlar’da yeni bir insan görüşünün ilk belirtilerini okuyor ve bu büyük keşfin nasıl yapıldığını neredeyse görüyoruz. Başarısızlık ve mutsuzluk Dostoyevski’yi kazananların, “haklı” olanların ve mağrurların ruhsal dünyasından iyice uzaklaştırmış, Rus halkına –ve kendisi gibi olanlara- yukarıdan bakan Batıcı aydınlara bir öfke duymaya başlamış,
 
Kur'an Okulu

Muhammed Bakır Es-Sadr, Kur'an Okulu, Çev.: Mehmet Yolcu, Fecr Yayınevi, Ankara 1996.

Konulu tefsir sahasında klasikleşmiş orijinal bir eser. Kendisinden sonra gelenlere kaynaklık eden, Sadr'ın bu harika eserini okuduğunuzda tefsir anlayışınız büyük ölçüde değişecek, kendinizi yeni ufuklarda bulacaksınız. Engin muhakeme gücü ve kültürel birikimiyle Sadr, tarifi imkansız bir yorum çağlayanı sunmaktadır. tarih ve toplum yasalarının Kur'an'dan yansıması veya ince elenip sık dokunarak insana sunulması, Kur'an Okulu.
 
Savaş ve Barış

Tolstoy, Savaş ve Barış, Çev.: Leyla Soykut, İletişim Yayınları, İstanbul 2005.


“İşte bütün romancıların en büyüğü -Savaş ve Barış yazarı için başka ne diyebiliriz ki...”
Virginia Woolf

“Her akşam kalkıp Savaş ve Barış’ı okuyorum. İnsan öyle bir merak ve öyle saf bir heyecanla okuyor ki, sanki daha önce hiçbir şey okumamışız gibi geliyor. Harikulâde güzel.”
Anton Çehov
 
Kadın Karşıtı Söylemin İslam Geleneğindeki İzdüşümleri

Hidayet Şefkatli Tuksal, Kadın Karşıtı Söylemin İslam Geleneğindeki İzdüşümleri, Kitabiyat Yayınları, Ankara 2000.

İnsan türünün kadın cinsini yaratıldığı öz, yaratılış biçimi, fıtratı, insani değeri gibi hususlarda normal ve asıl insan olarak kabul edilen erkek cinsinden farklı ve aşağı gören ve bu ikincil standarda uygun bir şekilde tanımlayan rivayetler incelendiğinde Kur'an'ın temel ilkelerinin esinlendiği öngörünün ışığında şöyle bir kanaat oluşmaktadır:

 
Dava

Franz Kafka, Dava, Çev.: Kamuran Şipal, Cem Yayınları, İstanbul 2000.

Dava, 'Korku Çağı' diye adlandırılan 20. yüzyılda insanoğlunun artık neredeyse kurtulunması olanaksız bir yazgıya dönüşmüş olan kuşatmalı yaşamının öyküsüdür. Bu çağa korku egemendir, çünkü insan, hemcinsleriyle insanca bir dil aracılığıyla iletişim kurabilme, böyle bir dille insanca tepkiler uyandırabilme olanağından yoksun kalmıştır.

 
 
Hz. Muhammed'in Hayatı

Muhammed Hüseyin Heykel, Hz Muhammedin Hayatı 2 Cilt, Çev.: Vahdettin İnce, Yöneliş Yayınları, İstanbul 2000.

Bu kitap Hz. Muhammed (s.)'in hayatını ele almakta, onun mücadelesini ve güzel ahlakını gözler önüne sermektedir. Döneminin önde gelen düşünürlerinden olan M. Hüseyin Heykel tarafından kaleme alınan bu eser, yazıldığı tarihden bu yana, metodolojik açıdan siyer literatürü içerisinde ayrıcalıklı bir konumun sahibi olmuştur.

 
 
Siyonizm Dosyası
 

Roger Garaudy, Siyonizm Dosyası, Çev.: Nezih Uzel, Pınar Yayınları, İstanbul 2000.

İsrail devletini temelden tenkit etme -dikkat edilsin temelden kelimesini kullandım, cinayet sayılabilecek şu veya bu, tek kalmış olaylar değil- yani siyasi Siyonizm temeli üzerinde kurulmuş bir devletin iç mantığını incelemeye kalkışmak derhal "Nazilikle" suçlanmanın ve neticede ölümle tehdit edilmenin en emin yoludur. Bu araştırmanın yazarı böyle bir olayı bizzat yaşamıştır.
 
İslam ve Batı

Perviz Manzur, İslam ve Batı, Çev.: Yusuf Ziya Cömert, İhsan Durdu,  İnsan Yayınları, İstanbul 1990.

Müslümanların çağımızda karşılaştıkları yığınla sorun var; teknoloji, bilim, medeniyet, tarihe nasıl bakacakları, geleneklerini nasıl değerlendirecekleri, sanat, düşünce, Batı'yla hesaplaşma İslami hareketlerin mevcut problemleri, vb. Perviz Manzur'un makalelerinden derlenen bu kitapta İslâm ve Batı ilişkisine keskin bir mantık, yalın bir dil ve eleştirel bir zihinle yaklaşılıyor.

 
 
Viva La Muerte! Yaşasın Ölüm!

Alev Alatlı, Viva La Muerte! Yaşasın Ölüm!, Alfa Yayınları, İstanbul 2001.

"Or'da Kimse Var mı?" dörtlüsü, azgın iştahların beslediği cehaleti şehvetle bağrına basan Türkiye toplumunun kıydığı bir aydının, Günay Rodoplu'nun öyküsü. Alev Alatlı, "Bu toplumda 'biliyor olmak' mutlak surette bir haksızlığa maruz kalmak demektir." diyor. "Çünkü bilgi borçlandırır, 'anlamak' zorunda bırakır. Cahil, acıma duygusu uyandırır. Yıkıcılığı bağışlanır. Bu, onların lüksüdür. Oysa, aydın, bilgilenmek gibi bağışlanmaz bir suçtan müebbeden mahkum edilmiştir.
 
İslami Yenilenme (Makaleler I)

Prof.Dr. Fazlur Rahman, İslami Yenilenme (Makaleler I), Çev.: Dr. Adil Çiftçi,  Ankara Okulu Yayınları, Ankara 2004.

Müslümanlar körü körüne Batıya teslim olmadan ya da, yine gözleri bağlı ona sırtını çevirmeden gerekli özgüveni geliştirebilirlerse, en önemli vazifeleri gelecek için rehberlik edinmek maksadıyla, Kur'an'ı incelemek için sağlam bir yöntem geliştirmek olacaktır.

 
 
Nuke Türkiye!

Alev Alatlı, Nuke Türkiye!, Alfa Yayınları, İstanbul 2001.

Alev Alatlı, "Or'da kimse var mı?" dörtlüsünün ikinci kitabı, 'Nuke' Türkiye!"de cehaletin sadece bizim toplumumuza özgü olmadığını anlatıyor. "Türk aydını, iki cephede savaşır. Sadece kendi toplumunun hoyratlığı ile değil. Batı'nın hemen her zaman şiddetle sonuçlanan kendini beğenmişliği ile de uğraşmak zorundadır. Bu bakımdan, sadece Türkiye'de değil, Batı’da haymatlostur!

 
 
Çağdaş Arap- İslam Düşüncesinde Yeniden Yapılanma

Muhammed Âbid el-Câbirî, Çağdaş Arap- İslam Düşüncesinde Yeniden Yapılanma, Çev.: Ali İhsan Pala, Mehmet Şirin Çıkar, Kitabiyat Yayınları, Ankara 2001.  

Bu kitaptaki metinler, mevcut düşünce yapımızın dinamiğini oluşturan kavram ve tasavvurların, şu ya da bu referansın düşündüğü ya da istediği hâliyle değil, olduğu hâliyle, realiteyle uyum sağlayacak şekilde yeniden yapılandırılması amacıyla gözden geçirilmesi konusunda bir yöntem önermektedir. 
 
Göçmüş Kediler Bahçesi

Bilge Karasu, Göçmüş Kediler Bahçesi, Metis Yayınları, İstanbul 2006.

"Oyun üzerine ne biliyorsam ondan öğrenmiştim. Ustan karşımda duruyordu. Ama oyunun oynanması üzerine bilgi vermemişti. Satranca çok benzeyen bu oyunda taşların, yani bizlerin adı, satrançtaki gibiydi, kurallar hemen hemen aynıydı. Bir iki noktada satrançtan ayrılıyordu. O noktaları da başkan anlatmıştı bu sabah. Ne ki, satranç oynamasını bilip bilmediğimi kimde sormamıştı.

 
 
Allah'ın Ahlâkîliği Sorunu

İlhami Güler, Allah’ın Ahlâkîliği Sorunu, Ankara Okulu Yayınları, Ankara 2007.

İslam kelamında kaza-kader. husn-kubh. halk'ulefal. ta'dil-tecvir ve salah-aslah üst başlıklarıyla tartışılan konu, muhteva itibariyle hep Allah'ın ahlakî zatiyeti olmuştur. Bu tartışma başından beri iki ana damara ayrılır: Birincisi, tevhidi esas alan ve Allah'ı güç ile özdeşleştiren ve Onu bu yolla tenzih eden ve hep onun haklarını savunan Eşarilikte, diğeri, adaleti esas alan ve Allah'ı mutlak iyilikle özdeşleştiren ve Onu ahlâk ile tenzih' etmeye çalışan ve hukukullahı koruduğu gibi insanın da haklarını korumaya çalışan Mu'tezîle'de tecessüm eder.
 
Alternatif Hadis Metodolojisi

M. Hayri Kırbaşoğlu, Alternatif Hadis Metodolojisi, Kitabiyat Yayınları, Ankara 2002.

Bağımsız bir usul değil, genel metodolojinin bir parçasıdır.
Mezhebi bir usul değil, İslam geleneğinin tamamını kuşatmayı amaçlayan bir usuldür.
Disiplinler arası bir yaklaşıma dayanır.
Metodik şüpheden, tenkit zihniyetinden ve eleştirel akıldan yanadır.
Sünger değil, süzgeçtir.
Değişime açık ve dinamiktir.
İctihadı esas alır.
Aktüel ihtiyaçları esas alan pratik bir usuldür.
 
Denemeler

Montaigne, Denemeler, Çev.:Engin Sunar, Cem Yayınları, İstanbul 2006.

Yazdığı metinlerle edebiyatta 'deneme' türünün oluşumuna yol açan Montaigne, kuşku yok ki, ortaçağ karanlığına ışık tutan, insancıl kültürün evriminde etkin rol oynamış, Avrupa kültürü ve düşüncesinin gelişmesinde en az sokrates kadar etkili olmuş bir düşünürdür. Hakikat peşindeki insanın sonsuz serüvenini izleyen bu metinler, büyük bir zeka ve alçakgönüllülük örneğidir.
 
Kevir

Ali Şeriati, Kevir, Çev.:Muhammed Nayif  Şayir, Fecr Yayınevi, Ankara 1998.

Şehit Şeriati'nin mücadele dolu hayatında nasıl bir iç zenginliğine sahip olduğunu, çevresindeki en maddi şeyleri bile nasıl sembolik getirdiğini göreceksiniz. Bu eserde sergilediği edebi kariyer, Onun sadece iyi bir bilim adamı olmakla kalmadığını, aynı zamanda iyi bir dil ustası olduğunu da göstermektedir. Sıradan bir göz için sadece kum ve hararetten müteşekkil çölün Şeriati'de nasıl bir cennete dönüştüğünü hayretle farkedecek mana vahasına dönüşen böylesi bir çölü hasretle arzulayacaksınız.
 
Korkuyu Beklerken

Oğuz Atay, Korkuyu Beklerken, İletişim Yayınları,İstanbul 1995.

Eşyanın verdiği sıkıntının ve yarım kalmışlık hissinin en fazla hakim olduğu oğuz atay öyküsü. en genel anlamda gizli bir örgütten gelen tehdit mektubu yüzünden evinde kısılı kalan bir adamın hikayesi anlatılır. kahramanımız yalnız yaşamayı seçmiş fakat hayatındaki diğer her şey gibi bunu da adamakıllı becerememiş, sevgisiz ve bu nedenle de kızgın bir insandır...
 
Kur'an ve Sünnet Üzerine Makaleler

Hikmet Zeyveli, Kur’an ve Sünnet Üzerine Makaleler, Birun Kültür Sanat Yayınları, İstanbul 2003.

İslam'ı tercih etmiş akıl sahibi hiç bir kimse, o dinin peygamberlerinin rolünü, fonksiyonunu inkar edemez; onun peygamberi örnekliğinden müstağni olamaz. ancak bu gerçeği teslim etmek ve kabullenmek, hadis veya sünnet adıyla bize intikal eden her rivayeti kritiksiz, körü körüne tastik etmeyi hiçbir şekilde mazur gösteremez ya da zorunlu kılamaz. Çünkü her büyük ideal ve şahsiyet için olduğu gibi, Hz, Peygamber'in şahsı etrafında da çok geniş bir uydurmacılık çmberi örülmüştür.
 
Kur'an Yorumunda Çağdaş Yönelimler

J.M.S. Baljon, Kur’an  Yorumunda Çağdaş Yönelimler, Çev.: Şaban Ali Düzgün, Fecr Yayınları, Ankara 2000.

Başta Hint-Pakistan bölgesi olmak üzere 19.yy pozitivizminin etkisi altında kalan Müslümanlar, Kur'an'ı yeniden yorumlama çabalarına girdiler. Yapılan bu yeni yorumlar, geleneksel anlayıştan çok farklı olarak bir kırılma noktasını oluşturuyordu. Günümüz Türkiye'sinde tartışma konusu olan bir çok mevzunun köklerini bu kitapta bulacaksınız.
 
Modern Mahrem

Nilüfer Göle, Modern Mahrem, Metis Yayınları, İstanbul 2008.

Modernliği, ekonomik gelişme, siyasal iktidar biçimleri, kentleşme gibi sosyo-politik olgularla algılamaya alışkınız. Türk deneyimi ise modernizmin özel yaşamlar, mahrem alan üzerindeki dönüştürücü gücünü göstermesi bakımından emsalsizdir. Bu bağlamda Modern Mahrem Türk modernleşmesi tarihine, mahrem cephesinden bakmaktadır. Bu kitaptaki alternatif okuma, modernizm ve kadın-erkek ilişkileri arasındaki "kara kıtayı" gün ışığına çıkarmayı amaçlamaktadır.
 
Paradigmanın İflası

Fikret Başkaya, Paradigmanın İflası, Doz Yayınları, İstanbul 2006.

Gerçekten Mustafa Kemal ve onun "inkılâplarıyla ilgili olarak yaratılan efsane, yediyüz yıllık Hilâfet ve Saltanat devrinde yaratılmamıştır. İlginç olan bir şey de, hu efsane üreticilerinin, sözde efsaneleri yıkmak, hurafeleri yok etmek amacıyla yola çıkmış olmalarıdır!
Topluma rasyonel düşünceyi egemen kılmak amacıyla yola çıkanlar, hiçbir dönemde görülmemiş düzeyde hurafe üretmişlerdir. Putları yıkmak için yola çıkanlar, hiçbir dönemde görülmemiş düzeyde put ürettiler. Cumhuriyet aydını, put üreticiliği ve bekçiliğine koşulmuştu!..
 
Sevme Sanatı

Erich Fromm, Sevme Sanatı,Çev.: Yurdanur Salman, Payel Yayınları, İstanbul 1995.

"Sevgi", insanoglunun gelişmesinin ilk dönemlerinden başlayarak günümüze dek yaşayabilen vazgeçilmez bir duygu, anlam dolu bir sözcük. Hiç kuşkusuz, insanlar varoldukça yaşayacak. (...) Tüm şarkıları, romanları, filmleri, düşlerimizi dolduran, tüm sanat yapıtlarına konu olan sevgi, insanların, doğal olarak yaşayageldiği bir olgu mu? Herkes -bir çiçeği, bir çocuğu, işini, güneşi, insanı- sevebilir mi? Sevgiyi herkes gerçekten duyabilir mi? Belki bu sorulara geçmeden önce sevgiyi tanımlamak gerekecek...
 
Sofi'nin Dünyası

Jostein Gaarder, Sofi'nin Dünyası, Çev.: Sabir Yücesoy, Pan Yayınları, İstanbul 1997.

BM taburunda binbaşı olarak görev yapan Albert Knag’ın okullarda verilen felsefe eğitimi yetersiz ve toplumun felsefenin önemini yeterince brnimsememesinden dolayı Sofi adındaki bir kızın felsefe tarihi içindeki heyecanı ve bir o kadar da düşündürücü olan serüvenini yer aldığı felsefe tarihi üzerine bir roman yazıp bunu onbeşinci yaş gününde kızı Hilde’ye armağan etmesi anlatılmaktadır.
 
 
Yaşayanlara Çağrı

Roger Garaudy, Yaşayanlara Çağrı, Çev.: Cemal Aydın, Nuri Aydoğmuş, Pınar Yayınları, İstanbul 2000.

“Bu kitabı okumayın ve de “niçin” siz yaşamanın o yüce (!) sanatını kendisinden öğrenmek için televizyonunuzu sakın kapamayın.
Siz bu kitabı okumayın, çünkü reklâmlar, çamaşır tozundan arabaya varıncaya dek arzu ettiğiniz her bir şeyi size söyleyecektir.”
 
Ana Konularıyla Kur'an

Fazlur Rahman, Ana Konularıyla Kuran,Çev.:Prof. Dr. Alparslan Açıkgenç, Ankara Okulu Yayınları, Ankara 2007.

Müslümanlar ve müslüman olmayanlar, Kur'an hakkında birçok eser yazmışlardır. Müslümanlar tarafından yazılan sayısız tefsir, genellikle Kur'an-ı ayet ayet ele alıp açıklamıştır. Bu çalışmaların çoğunun maksatlı görüşleri yansıttığı bir yana, kullandıkları usül gereği evren ve hayat hakkında yeterince tutarlı fikirler verememişlerdir.
 
Birey ve Dini
Gordon W.Allport, Birey Ve Dini,Çev.:Bilal Sambur, Elis Yayınevi, Ankara 2005.

Allport modern psikolojiye hakim olan Freud psikanalizine radikal eleştiriler yönelterek kişilik konusunu modern psikolojiye entegre etmeye çalışmış ve kişilik oluşumunda "bireysel karakteristikler" olarak çevrilebilecek "traits" konseptinin oynadığı önemli role dikkat çekmiştir.
 
 
Çağdaş Arap Düşüncesi
Albert Hourani, Çağdaş Arap Düşüncesi, Çev.:Latif Boyacı, İnsan Yayınevi, İstanbul 1994.

Elinizdeki kitap, Arap Ortadoğusu’ndaki siyasi ve sosyal düşüncenin modernleşmeci eğilimine ilişkin en kapsamlı inceleme sayılmaktadır. Yazar bu kitapta, on dokuzuncu yüzyılda ve yirminci yüzyılın ilk yarısında Avrupa'nın yayılan nüfuzuna tepki olarak, Ortadoğu'da siyaset ve toplum hakkındaki fikirlerin nasıl değiştiğini ele alıyor.  
 
Doğu ve Batı Arasında İslam
Aliya İzzetbegoviç, Doğu ve Batı Arasında İslam,Çev.:Salih Şaban, Nehir Yayınları, İstanbul 2003.

Otoriteye itaat etmiş ve fakat inanmadığı yasaları hiç bir zaman benimsememiş Aliya İzzetbegoviç, yaklaşık yarım yüzyıl ateist ve materyalist bir politik hegomanyanın çoraklaştırdığı topraklarda 'Ölümünden sonra Allah'ın yeryüzünü diriltmesi' düşünceleriyle çevresini diriltmiş, onu izleyen ve okuyan insanların acılı ruhlarına Mesih'in kutlu nefesi gibi esmiştir.
 
Doğunun Limanları
Amin Maalouf, Doğunun Limanları, Çev.:Esin Talu Çelikkan, Yapı Kredi Yayınları, İstanbul 1998.

Adana'da ayaklanmalar olmuştu. Kalabalık, Ermeni mahallesini yağmalamıştı. Altı yıl sonra çok daha büyük çapta olacakların provası gibi bir şeydi. Ama bu bile dehşetti. Yüzlerce ölü. Belki de binlerce." Can çekişen Osmanlı İmparatorluğu ve Beyrut ile Fransa arasında yaşamı sürüklenen İsyan. "Doğunun Limanları" bu yüzyılın başını, bir insanın trajik tarihinin içinden anlatıyor.
 
İslam
Fazlur Rahman, İslam, Çev.:Prof. Dr. Mehmet Aydın, Ankara Okulu Yayınları, Ankara 2008.

İslam, ‘Allah'ın iradesine teslim olma’dır, yani Allah'ın emrine ve ahlaki buyruğu, dünyanın fiziki dokusunda uygulamaya azmetmedir. Bu uygulama Allah'a hizmettir; O'na ibadettir. Müslüman, bu hizmeti yerine getirebileceğine, getirmek zorunda olduğuna dair inancını asla yitirmemiştir.
 
İslam ve Çağdaşlık
Fazlur Rahman, İslam ve Çağdaşlık, Çev.:M.Hayri Kırbaşoğlu, Ankara Okulu Yayınları, Ankara 2002.

Kur'an'ın kendisinin Allah merkezli olduğu açıkça görülmektedir. Fakat bu derin Allah bilinci yer yüzünde ahlaka dayalı sosyopolitik bir düzen kurmakla da çok yakından ve dinamik bir şekilde ilgilidir. Çünkü Kur’an’a göre Allah'ı unutanlar netice olarak kendilerini de unuturlar (59;19) ve böylece her biri kendine ait olan ve bütünlük arz eden şahsiyetleri parçalanır.

 
İslam'da Siyasal Akıl
Muhammed Âbid El-Câbiri, İslam'da Siyasal Akıl, Çev.:Vecdi Akyüz, Kitabevi Yayınları, İstanbul 1997.

Çalışmalarını İslam-Arap entelektüel tarihi üstünde yoğunlaştırmış bulunan Prof. Dr. Muhammed Âbid Câbiri'nin bu eseri, İslam-Arap siyasi düşüncesinin sosyal-siyasal olayları değerlendirme ve gerçekleştirme biçimlerini ele alır. Bu iki özelliği belirtmek için 'siyasal akıl' sözcüklerine çok özel bir vurgu yapar.
 
Jurnal
Cemil Meriç, Jurnal, İletişim yayınları, İstanbul 1992.

Cemil Meriç’in düşünce ve duygu dünyasının “mahremi”... Yazarın kendi hayatıyla ilgili buhranları, arayışları, sorgulamaları ile iç içe, Türk düşünce hayatıyla ilgili tespitleri, sıkıntıları, isyanları. Yalnızlığa (ve marjinalliğe) itilen, ama belki de seçen bu insanın toplumla hesaplaşması. O itiliş ile o seçiş arasındaki bağlar ve gidip gelmeler... Jurnal biyografik değeriyle kalmıyor; o, içeriğiyle ve diliyle, aynı zamanda bir Cemil Meriç kitabı.
 
Kendini Savunan İnsan
Erich Fromm, Kendini Savunan İnsan,Çev.:Necla Arat, Say Yayınları, İstanbul 1998.

Yüzyılımızın ünlü düşünürü Erich Fromm, bu yapıtında insanın yaşamdaki temel ödevinin 'kendi kendisini oluşturmak', yani gizilgüç olarak ne ise o hale gelmek olduğunu savunuyor. Fromm'a göre, insanı anlamak, onu sanki kendimiz bir Tanrı ya da ondan çok üstün bir yeri olan bir yargıçmışız gibi suçlamamak anlamına gelir. Çünkü, 'iyi' ve 'kötü' ne düzenekseldir ne de önceden yazgılanmıştır.
 
Kesin İnançlılar
Eric Hoffer, Kesin İnançlılar, Çev.: Erkıl Günur, Plato Film Yayınevi, İstanbul 2007.

"Kesin İnançlı" kendi siyasi, dini, felsefi inancının "mutlak gerçek" olduğuna, bunu başkalarına zorla uygulamak gerektiğine bağnazca inanır. Hiç şüphesi, hatta merakı bile yoktur. Bu yüzden, okumuşlarında bile "cehalet havası sezilir." Aynı sebeplerle, 'ödünsüz'dür: 'Revizyonizm, değişim, yumuşama, uzlaşma' gibi kavramlara düşmandır.
 
Özgürlükten Kaçış
Erich Fromm, Özgürlükten Kaçış, Çev.:Şeysa Yeğin, Payel Yayınevi, İstanbul 1988.

Çağdaş insan için özgürlüğün anlamı nedir? İnsan neden kendi özgürlüğünü diktatörlerin eline bırakmakta ve bir robot gibi yaşamaya razı olmaktadır? Özgürlüğüne sahip çıkamayan insan, biyolojik olarak bir canlı olmasına karşın, ruhsal açıdan bir robot gibidir. Zihinsel ve coşkusal yetenekleri körelmiştir, canlı değildir artık. Yeni ve kalıcı hiçbir şey üretemez. 
 
Yalnızlık Dolambacı
Octavıa Paz, Yalnızlık Dolambacı,Çev.:Bozkurt Güvenç, Can Yayınları,İstanbul 1999.

Yalnızlık Dolambacı, çağdaş Meksika edebiyatının temel yapıtlarından biri. 1990 Nobel Edebiyat Ödülü’nü kazanan, Meksikalı büyük ozan Octavio Paz, bu yapıtı için şunları söylüyor:
Yalnızlık Dolambacı, eleştirel hayalgücünün bir ürünüdür. Meksika’ya bir bakış olmak yanında Meksika’yı yeniden ele almaktır da. Tarihin kenar mahalle sakinleri olan biz Latin Amerikalılar, Batı’nın, arka kapıdan içeri süzülmüş, modernlik gösterisine ışıkların söneceği anda katılmış davetsiz konuklarıyız.
 
Sokrates'in Savunması

Platon(Eflatun), Sokrates'in Savunması,Çev.: Numan Özcan, Şule Yayınları,İstanbul 2000.

"Ey Atinalılar! Beni suçlayanların iddialarından nasıl etkilendiğinizi bilmiyorum, fakat öyle ikna edici konuştular ki, ben bile kim olduğumu unutuyordum neredeyse." “Kostas Varnalis, bu kitapta ‘Sokrates arkasında yazılı eserler bıraksaydı neler yazardı?’ sorusunu yanıtlamaya çalışıyor. 20. yüzyıl materyalist felsefesinin kavramlarını kullanarak, “bilgelerin bilgesi”ni muhalif, toplumcu bir düşünür olarak takdim ediyor.

 
Yeni Bir İnsan Yeni Bir Toplum

Erıch Fromm, Yeni Bir İnsan Yeni Bir Toplum, Çev.:Necla Arat, Say Yayınları, İstanbul 1981.

Yeni Bir İnsan Yeni Bir Toplum (Yanılsama Zincirinin Ötesinde) Erich Fromm'un düşünce dizgesini derinden etkilemiş olan iki büyük usta, Freud ve Marks'la hesaplaşması. Dr.Fromm bu kitabında Marksçı ve Freudçu düşünceler arasındaki ilişkiyi dayandıkları özgür oluşları ve 'ortak doğrulara' karşı tanıdıkları kuşkucu tavır açısından ayrıntılı olarak ele almakta. 
 
Üç İhtilal Çocuğu
Cihan Aktaş, Üç İhtilal Çocuğu, Nehir Yayınları, İstanbul 1992.

Unuttuklarını hatırlamak gittikçe zorlaşıyor. Bazı şeyleri sürekli tekrar etmek, hatırlayıp anmak gerek. Biliyorum, kimse bir on sene önceki yerinde olmak zorunda değil. Ama hala içeride olanlar, kaçaklar, yurduna hasret yaşayanlar var. Geçmişine lanet okuyanlar, geçmişini müzayedeye çıkaranlar da var. Kimisi de, duyuyorum, para kazanmakta konum sahibi olmakta geç kalmak yüzünden küsmüş geçmişine.

 
Çok Sesli Bir Ölüm

Rasim Özdenören, Çok Sesli Bir Ölüm, İz Yayıncılık, İstanbul 2008.

Çağdaş Türk hikayeciliğine yepyeni bir çehre ve yerli bir boyut getiren Rasim Özdenören, Çok Sesli Bir Ölüm´de, bireyin bilinçaltı derinliğine inerek ruhsal çözümlemelerde bulunurken, susturulmuş ve bastırılmış duyguların, dış dünyanın gerçekliği ile çakmamasından kaynaklanan insanlık trajedilerini, olayın somut sosyoloji, tarihsel, ekonomik temellerini de vererek doyumsuz bir üslupla anlatır.

 
Dört Terim

Mevdudi, Kur’an-ı Kerim’de Dört Terim, Çev. : Yrd. Doç. Dr. Osman Cilaci, Ismail Kaya, Beyan Yayınları, İstanbul 1998.

İnsan, İlah 'ın ne olduğunu Rabb 'ın ne anlama geldiğini İbadetin neden ibaret olduğunu dinin neye dendiğini anlamazsa şüphesiz Kur 'an-o Kerim 'in tamamı onun gözleri önünden manasından hiçbir şey anlaşılmayan gelişi güzel bir söz yığını gibi geçer gider. Bu durumda da Tevhid 'in hakikatini bilemez; şirkin mahiyetini kavrayamaz.

 
Kuyucaklı Yusuf

Sabahattin Ali, Kuyucaklı Yusuf, Yapı Kredi Yayınları, İstanbul 2001.

Bu manasız ve yabancı hayatta bir tek şeye hakikaten sarılmış, hakikaten inanır gibi olmuştu. Bu da karısı idi. Muazzez'in varlığı Yusuf için büyük, boşlukları dolduracak mahiyette bir şey değildi, fakat onun yokluğu müthişti. Onun bu kadar sebepsiz yere, bu kadar insafsızca Yusuf'un hayatından koparılması çıldırtacak kadar acı idi. Hayatında asıl aradığı şeyin Muazzez olmadığını biliyordu.

 
Lal Masallar

Murathan Mungan, Lal Masallar,Metis Yayınları,İstanbul 2009.

"Anlatsam inanmazlar oğul, masal derler; masala inanmazlar, masalı yalnızca dinlerler, sanki hakikati bilirmiş gibi, sanki hakikatin sırrına ermiş gibi, masala inanmayan gerçeğe inanır mı?"

 
İlk Mesajlar

Mehmet Ali Baltaşı, İlk Mesajlar, Araştırma Yayınları, Ankara 2007.

Tevhid toplumunda egemenlik (mülk) yalnız Allah’a aittir. Kaynağı ilahi olmayan hiçbir egemenlik, hiçbir otorite meşru değildir. Muvahhidler nazarında hiçbir anlamı ve bağlayıcılığı yoktur. Otorite yalnızca Allah’ındır. Çünkü her şeyin Rabbi O’dur, göklerin ve yerin mülkü O’nundur. Ve O mülkünde (egemenliğinde) ortak tanımaz.

 
Simyacı

Paulo Coelho, Simyacı, Çev. : Özdemir İnce, Can Sanat Yayınları, İstanbul 2009.

Simyacı, Brezilya'lı eski şarkı sözü yazarı Paulo Coelho'nun, yayınlandığı 1988 yılından bu yana dünyayı birbirine katan, eleştirmenler tarafından bir 'fenomen' olarak değerlendirilen üçüncü romanı. 'Simyacı', altı yılda kırk iki ülkede yedi milyondan fazla sattı. Bu, Gabriel Garcia Marquez'den bu yana görülmemiş bir olay.

 
Son Peygamber

Mevlânâ Şiblî Numânî, Son Peygamber Hz. Muhammed,İz Yayıncılık, Çev.:Yusuf Karaca, İstanbul 2008.

Ünlü İslam bilgini İmam Şiblî Numânî'nin kaleme aldığı ve öğrencisi Süleyman en-Nedvî'nin yayına hazırladığı Siretü'n-Nebî adlı eser, iki cilt halinde neşredilmiş olup, eserin ilk cildi: siyer ilmine toplu bakış, ikinci cilt ise: hicretin dokuzuncu yılından itibaren yaşanan huzur ve barış dönemini konu edinmektedir.

 
 

Felsefi Bakış / Kavramlar

medeniyetmektebi.org © 2007-2010
Bu sitede yer alan yazılı ve görsel içerik medeniyetmektebi.org kaynak gösterilerek iktibas edilebilir.
Yayınlanan yazılardan yazarları sorumludur.

bilgi ve medeniyet etütleri merkezi