Ali ŞERİATİ |  | 1-İbâdet İbâdetin, geleneksel din anlayışına sahip olanlar arasında geçerli olduğu gibi geleneksel formlar ve lafzî virdler demek olmadığını söylemeye gerek yok sanırım. İbâdetin lügavî kökü, kültürümüzdeki derinlik ve kapsamlılığı gösteriyor. "Abdu't-tarîk" ifadesi; ezilmiş, dövülmüş ve yolcuyu rahat, kolay, emin ve hızlı bir şekilde hedefe ulaştıran yol hakkında söylenir.Burada ibâdetin varlıkla ilgili bir mesele okluğunu ve aslında kendini yetiştirme... | |
|
Yazının Devamı
|
|
|
M. Hüseyin FADLULLAH |  | | İslâm, hayatta kuvvetli olmayı önerirken ne tür bir kuvvete inanmakta, nasıl bir kuvvet oluşturmaya çağırmaktadır? İslâm’ın hedeflediği, kişiye her şeyi mübah kılan ve haksız saldırı dahil, kişinin her istediğini yapmasına imkan tanıyan bir kuvvet midir? Yoksa, İslâm’ın öngördüğü kuvvetin de kullanılacağı sınırlar var mıdır? Bu sınırlar aşılamaz mıdır? Bu güç, ancak meşru bir çerçevede mi harekete geçebilir? | |
|
Yazının Devamı
|
|
|
Claude CAHEN |  | Daha önce de belirttiğimiz gibi, siyasal parçalanmalar ve sosyal karışıklıkların İslam kültürünün gelişmesine zararı dokunmamış, tersine ona daha da bir canlılık vermiştir. X. yüzyıl tartışmasız bu kültürün altın çağıdır ya da Avrupa tarihiyle bir koşutluk kurmak istersek, onun “Rönesansı”dır.
| |
|
Yazının Devamı
|
|
|
Prof. Dr. Muhammed Âbid CÂBİRÎ |  | Akıl ile tabiat düzeni arasındaki mutabakat ve aklın tabiatla ilişki kurarak kendisini bizzat onda keşfetmesi Batı düşüncesinin, Grek-Avrupa Kültürü’nün değişmez iki unsurunu oluştururlar. Şimdi de dilerseniz Arap Aklı’nın vaziyetine bakalım: Arap Aklı’ndan söz etmeye başladığımız da onu Grek -Avrupa Aklı’ndan ayrıştıran en önemli özelliklerden birini zikretmek isteriz... | |
|
Yazının Devamı
|
|
|
Prof. Dr. Muhammed HAMİDULLAH
|  | 1. Hamd, Alemlerin Rabbi olan Allah’adır; ancak sana kulluk eder ve ancak senden yardım dileriz. Cenab-ı Hakk’ın salât ve selâmı üzerine olsun, insanlığın hayrı için yapmış olduğu her şey için Hazret-i Muhammed (AS)’e hürmet ve şükranlarımızı arz ederiz. | |
|
Yazının Devamı
|
|
|
Malik bin NEBİ |  | Bir toplum kendi içindekini değiştirmedikçe, kuşkusuz Allah da o toplumun bulunduğu durumu değiştirecek değildir. Ra'd/11 Bu asrın başlarına doğru, İslam dünyasına yerleşen Avrupalı, beraberinde, Hıristiyan ahlakının kendine uyan bazı eğilimlerinden başka bir şey getirmemiştir. Onun ruhu, kendisiyle sınırlandığı değerleri bakımından belki de güzel görünüyordu; ama... | |
|
Yazının Devamı
|
|
|
İBN HALDÛN
| | İnsanların elde ettikleri kazançların, çalışmalarının ve emeklerinin (maddiyata dönüşmüş) kıymetlerinden ibaret olduğunu yukarıda gördük. Eğer bir insan çalışmayı tamamen terk ederse, kazanç elde etmeyi tamamen kaybetmiş olur. İşinin ve çalışmasının kıymeti, o işin insanlar arasındaki değeri ve insanların o işe duyduğu ihtiyaç ile orantılıdır. | |
|
Yazının Devamı
|
|
|
| Prof. Dr. M.Hayri KIRBAŞOĞLU |  | Şu zavallı cahil döndü dolaştı
Din adına dinde yaralar açtı
Sûfi ve mollanın tevillerine
Cibril hayret etti peygamber şaştı
Muhammed İkbal | |
|
Yazının Devamı
|
|
|
| Prof. Dr. FAZLUR RAHMAN |  | | Geçen kısımda, Hadis’in temel konularından bazılarını “objektif olarak”, hadise sıkıca bağlı ve duyarlı kimselerin nazarında ise acımasızca ve hatta belki de haksız bir şekilde inceledik. Ancak, bütün bunların tam olarak ne anlama geldiği hususunda açık olmayız. Özellikle cemiyetimizde, “ilericilik” adına hadis ve Nebevi Sünnet’i yok etmeyi arzulayan güçlü akımlar bulunduğu içindir ki, söz konusu problemler hususunda açık olmak kaçınılmazdır. | |
|
Yazının Devamı
|
|
|
| Ziyaüddin SERDAR |  | | İslâmın bazı kavramları birey, toplum ve medeniyet düzleminde enternasyonalleştirildiğinde (beynelmilel hale getirildiğinde) bilginin yayılmasında doğal bir yapı oluştururlar. İslâm’ın doğuşundan sonraki asırda kolayca bulunan ve aydınlanma vasıtası olarak çok kullanılan kitabın ve aynı zamanda merkez, halk, uzmanlık kütüphaneleri ve özel kütüphanelerin ortaya çıkışı, ilim ve vakıf müesseseleri gibi İslâmî kavramların etkisine bir örnektir. Ziyaüddin Serdar İslâm’ın ilk devirlerinde kitaplar ve kitapçıların gerçekten şaşırtıcı dünyasını inceliyor ve o toplumları... | |
|
Yazının Devamı
|
|
|
Ali İZZETBEGOVİÇ
|  | Burada ve Şimdi İslâm tarihi iki kısma ayrılır: Muhammed (a.s) den evvel ve sonra. Birincisini ve onun bilhassa Yahudilikle ve Hıristiyanlığı içine alan son kısmını dikkate almadan ikincisini (asıl İslâm tarihini) tamamen anlamak mümkün değildir.
Bu üç büyük dinin tarihî rolü pek büyüktür. İnsan, onlar sayesinde tarihin merkezi olmuş ve dünyayı veya insanlığı bir bütün olarak görmeye alışmıştır... | |
|
Yazının Devamı
|
|
|
W. M. Nor Wan DAUD
|  | Kur’ân, dinleyicilerinin bilincine, bir takım anahtar kavramları derin bir şekilde yerleştirmek için tekrara başvurur. Bundan dolayı, Allah (Tanrı) kelimesi 2800 ve Rabb (Besleyen Efendi/Lord) kelimesi 950 kez tekrarlanırlar. Doğrudan ilişkili olmayan ve 750 kez tekrarlanan âlem (dünya) dışarıda bırakıldığında, ‘a-l-m kökünden türeyenler, sayısal sıralama ve önem itibarıyla üçüncü sırada yer alırlar.
| |
|
Yazının Devamı
|
|
|
Prof. Dr. Mehmed Said HATİBOĞLU |  | İslam'ın temel kitabının en geniş tefsiri ve Şeriat yönünden onun tamamlayıcısı durumunda olan Sünnet ve Hadis ilmini öğrenme ve yayma çalışmalarının bizzat Hz. Peygamber'in rehberliğinde başladığı ve bu mühim hizmete, bütün Sahabenin, imkânları ölçüsünde katıldıkları malumdur. | |
|
Yazının Devamı
|
|
|
Prof. Dr. Hüseyin ATAY
|  | | Yüce Allah insanı yarattı ve ona bir bilgi kaynağı verdi. İnsan bu bilgi kaynağına göre bilgi elde edecek, bilmediğini onunla öğrenecek, bilgi üretecek ve sonra ona göre hareket edecek, iş görecek ve işlerini yürütecektir. Bu bilgi üretme kaynağı akıldır. | |
|
Yazının Devamı
|
|
|
Prof. Dr. FAZLUR RAHMAN
|  | | Yedinci asır Arabistan'ı, devamlı birbiriyle savaş halinde bulunan Bizans ve İran İmparatorlukları arasında yer almaktaydı. Doğuda günümüz Irak'ı kuzeyde Suriye'de Pers ve Bizans hakimiyeti altında bulunan Lahmiler ve Gassaniler gibi Hıristiyan Arap Prenslikleri bulunuyordu. | |
|
Yazının Devamı
|
|
|
Prof. Dr. İsmâil Râcî el-FÂRÛKÎ
|
| | Pakistan'ın manevi kurucusu Muhammed İkbal, modern çağlarda İslam adına "Siyasal hareket, İslam maneviyatının ifadesidir" yaklaşımını savunan ilk düşünür olma şerefine ulaşmıştır. Dünya Müslümanları o zamandan beri bu sözün doğruluğuna inanmışlar ve her zaman gururla tekrar edegelmişlerdir. | |
|
Yazının Devamı
|
|
|
Prof. Dr. Mehmed Said HATİBOĞLU
|  | İslam öncesi kültür tarihinde kadınlara ayrılabilecek sahifeler her halde oldukça sayılı olmalıdır. Hususiyle semavi dinler arasında kadın cinsinin kültürel çalışmalara katkısını İslamiyet’le başlatmakta mahzur olmasa gerektir.
| |
|
Yazının Devamı
|
|
|
Raşid GANNUŞİ
|  | İslami hareketler kitap, sünnet ve icma bakımından İslamı kaynak alsa bile bu hareketler ortaya çıkış şartlarının farklı olması hasebiyle muhtelif görünümlere sahiptir. Yabancı işgaline boyun eğmiş bir ülkede en büyük dert bağımsızlık olurken, kültürel saldırı ve İslam ülkesi kimliğine baskın gelen laikliğin etkilerini yaşayan bir ülkede ise İslami hareketlerin en... | |
|
Yazının Devamı
|
|
|
Malik bin NEBİ
|  | Geçen sayfalarda gösterdik ki kişiler dünyası, bir toplumun gelişme safhasından ve o safhadaki psikolojik yaşından bağımsız olarak kültür evreninin içine sokulmuştur. Genel bir durumdur bu. Fakat bu, belli bir çağda veya kültürel bir kazanın ardından bir toplumun özel bir durumu haline gelir. Yani toplum kendi düşüncesini hazırlamaya, fikir –kişi ilişkisinin fikrin zararına olarak kişi lehine daha fazla eğildiği kriterlere göre kendi hükümlerini biçimlendirdiği... | |
|
Yazının Devamı
|
|
|
Raşid GANNUŞİ*
|  | Ramazan ayı, aslında 30 günlük eğitimin alındığı bir okuldur. Bu ayda kapsamlı bir şekilde takva eğitimi verilir. Öncelikle İslam ümmetinin özellikle de ihtida eden ya da akıl baliğ olan veya tövbe ederek Ramazan ayını ilk kez yaşayanların hayır, mağfiret, rahmet mevsimi ve Kur’an, hoşnutluk, ateşten korunma ayı olan Ramazan... | |
|
Yazının Devamı
|
|
|
İdris KÜÇÜKÖMER
|
| Sait Halim Paşa şöyle diyordu:
"Sultan Hamid dünyaya gelmemiş olsaydı, yine kendi çağdaşları bir Sultan Hamid'in meydana gelmesine sebebiyet vereceklerdi."
Yine Sait Halim Paşa'ya göre, Meşrutiyetin, toplumun sosyal determinizm kanunlarına tabi
| |
|
Yazının Devamı
|
|
|
| Ali ŞERİATİ |
| İlan edildiği gibi konuşmamın bu akşamki ve yarın akşamki konusu, “dine karşı din”dir. Şimdiye kadar dinin karşısında ‘küfr’ün bulunduğunu ve tarih boyunca savaşın din ile dinsizlik arasında gerçekleştiğini düşünen bizler için bu başlık ve ifadede bir müphemlik olması doğaldır. Dolayısıyla “dine karşı din” ... | |
|
Yazının Devamı
|
|
|
| Prof. Dr. Fuat SEZGİN |
| | Nasıl Bartolomeo Diaz ve Vasco da Gama, müslümanların haritaları ile Ümit Burnu’na ve Hint Okyanusu’na yönelmiş idilerse, Kolomb ve Portekizli gemiciler, bu arada Macellan, Amerika’ya ellerine geçen İslam dünyasının haritalarıyla ulaştılar. Ne eski Portekizliler ne de İspanyollar bu gerçeği saklıyorlardı. ... | |
|
Yazının Devamı
|
|
|
| Prof. Dr. Mehmed Said HATİBOĞLU |
| | Kur’an-ı Kerim’e göre insan neslinin yeryüzündeki varoluş sebebi, Yaratıcı’ya halifelik yapmak (2.Bakara,30) veya O’na layık kul olmaktır. (51.Zariyat, 56) İnsanın başlangıcından bahseden Kur’an ayetlerinde, kadın ile erkek cinsiyet farklılığına ... | |
|
Yazının Devamı
|
|
|