Muhammed ABDUH/ Mehmed ÂKİF
| | | | Tercih edilen görüşe göre bu sure Mekkî’dir. İmam Şafii’nin “Kur’an namına yalnız bu sure nazil olsaydı insanlara yeterdi. İnsanlar yalnız bu sure üzerinde iyice düşünselerdi başka bir şeye gerek kalmazdı.” dediğini rivayet ederler. Şüphesiz Ashab-ı Kiram’ın ikisi bir yere gelince biri diğerine bu sureyi okumadan öteki de ona selâm vermeden ayrılmazlarmış. | |
|
Yazının Devamı
|
|
|
Mehmed ÂKİF
|  | | “Gündüze de, durgun geceye de yemin ederim ki Rabbin seni bırakmadı, senden muhabbetini kesmedi. Son senin için evvelinden daha hayırlıdır. Hem sana Rabbin öyle verecek ki artık hoşnut olacaksın. O seni öksüz bulup da barındırmadı mı? Şaşırmış bulup da yol göstermedi mi? | |
|
Yazının Devamı
|
|
|
Mehmed ÂKİF
|
| Biz senin göğsünü genişletmedik mi? Belini çatırdatan yükünü indirmedik mi? Sonra ismini yükseklere çıkarmadık mı? Öyleyse bilmiş ol ki, güçlüğün yanında kolaylık var.Evet, güçlüğün yanında şüphesiz kolaylık var. Onun için uğraşının birini bitirince birine atıl. Bir de yalnız tek Rabbinden iste.
| |
|
Yazının Devamı
|
|
|
Mehmed ÂKİF
|
| “Firavuna gidiniz, çünkü o azdı. Kendisine yumuşak söz söyleyiniz; belki aklını başına alır yahut içine korku gelir.”
Taha Suresi’nden naklettiğimiz şu ayetlerdeki hitap, Musa ile Harun (a.s)’ adır. Hz. Musa Harun’un hitabeti daha iyi olduğu için o ilahi emri tebliğ ederken onu da yanına katmasını Allah’tan istemişti.
| |
|
Yazının Devamı
|
|
|
Mehmed ÂKİF
| 
| "يا أيها الذين آمنوا اصبروا وصابروا ورابطوا واتقوا الله لعلكم تفلحون"
Tercümesi: “Ey iman eden kimseler sebat gösteriniz, hem düşmanlarınızdan fazla bir sebat gösteriniz; daima da savaşa hazır bulununuz; bununla beraber, Allah’tan her zaman korkunuz ki kurtuluşa erebilesiniz.”
| |
|
Yazının Devamı
|
|
|
|