Tunku Hasan Dİ TİRO
| | Sonunda alınyazım olduğuna inandığım bir şeyi yapmaya karar verdim; özgürlük için halkıma ve ülkeme yol göstermek. Bu benim hayati görevimdir. Bunu beceremezsem, başarısız olacağım. Onu bir görev, gelecek nesiller için atalarım tarafından omuzlarıma yüklenen bir zorunluluk, halkımın geçmiş ve geleceği için ödenmesi gereken bir borç olarak yapmak zorundayım.
| |
|
|
Dr. Memduh el-MUNİR
|
| | Mescid-i Aksâ’ya baskın girişimi karşısında hepimize öfke ve rahatsızlık hakim olması gerekir. Fakat aynı zamanda öfkeli âhımız ve kanayan yaramız bizi sorulması gereken sorulardan, Siyonistlerin neden şimdi böyle çirkin bir girişimde bulunduklarını sormaktan alıkoymamalıdır. Çünkü İsrail’de olanların hiçbiri tesadüf değildir. | |
|
|
Süleyman ÇOBANOĞLU
|  | O’nu bayram zamanı haberlerde gördümdü. Yüzyıllık bir hüznün fışkırdığı gözlerinde iki iri yaş ırmağı, gür ve beyaz sakallarına doğru devrilirken, bir elini bir yumruk yapmış hıçkırıyordu. | |
|
|
Hasan NASRULLAH
|  | | Biz haftalık ya da yarı haftalık konuşmalarımızda seçimler, siyasi düşüncemiz ve Hizbullah’ın Lübnan için inandığı programla alakalı konulara dikkat çekmek istiyorduk. Fakat bu günlerde meydana gelen yeni bir olaya farklı bir açıdan bakıyoruz. Mısır makamlarının Hizbullah’a ve şahsıma yönelttiği ithamları basın açıklaması yapılması gereken en büyük ve önemli konu olarak görüyoruz. Ancak bu konu farklı bir yaklaşıma ihtiyaç duyulduğu için benim bu konuya özenle eğilmem gerekiyor. | |
|
|
Ewa JASİEWİCZ
|
| | Bu savaşın başlangıcında, bombalar ilk kez şiddetle yağmaya başladığında, bir divan üzerinde yattığımı anımsıyorum. Gece geç vakitti, neresiydi tam hatırlamıyorum, belki Beit Hanoun Hastanesi belki de Beit Lahiya. Uykuya daldığımda, patlamaları, gümbürtüleri, bazıları yakın bazıları uzak, kimi batıdan kimi doğudan, ardı ardına duyabiliyordum. Yarı açık bilincimde, hepsinin benim evime, yurduma düştüğünü hissettim. Bombalar farklı odalarda, yukarıda, aşağıda, yan tarafta,... | |
|
|
İsmail HENİYYE
|
| Filistinliler, AB’nin Gazze’deki korkunç kuşatmayı saldırganlık olarak görmemesinden dolayı dehşet içinde. Aksine yönelik inkâr edilemez delillere rağmen, Hamas’ın ateşkesi yenilemeyerek felaket getirdiğini iddia ediyorlar. İsrail katliamlarından sonra, Filistin ve dünya aynı olmayacak Bu yazıyı İsrail savaş makinesi Gazze’deki halkımı katletmeye devam ederken sosyal ve siyasi | |
|
|
Caoimhe BUTTERLY*
|  | | Gazze hastanelerinin morgları hınca hınç. Kanla ıslanmış beyaz kefenlerle örtülü cesetler, Şifa Hastanesi’nin morgunun yerlerini kaplıyor. Bazıları el değmemiş, ekserisi fena şekilde bozulmuş, uzuvlar doğal olmayan şekillerde çarpılmış, göğüs kafesleri açılmış, kafaları patlamış, kafatasları içeri çökmüş. Dışarıda aileler, kardeşlerini, babalarını, kocalarını, annelerini, eşlerini ve çocuklarını teşhis etmek için bekleşiyor. Sıralarını bekleyenlerin çoğunluğu sevdiklerinin ve ailelerinin sayısız kayıplarla geri dönüyor. | |
|
|
John PİLGER
|
| | Gazze’deki dehşetin Hamas’la ya da ‘İsrail’in var olma hakkı’yla ilgisi yok, zira tam tersi doğru. Filistin’in var olma hakkı 61 yıl evvel geçersiz kılındı. Gazeteciler, üniversiteler ve yazarlarsa anti-Semitik damgası korkusuyla bir sessizlik yalanı yaşıyor. Gazze, medeniyetin tayin edici anı Sovyet muhalif Yevgeni Yevtuşenko “Sessizlik hakikatin yerine geçtiğinde, sessizlik bir yalandır” demişti. Gazze’ye dair sessizlik kırılmış görünebilir. Öldürülen çocukların yeşile bürünmüş küçük... | |
|
|
Halid MEŞAL
|
| İsrail Hamas’la altı aylık ateşkesi ihlal etmesinin yanı sıra, yayılmayı sürdürdüğü Batı Şeria’da da geçen yıl 50 kişiyi öldürdü. Filistinlilerden, kuşatılmış toprak parçalarına, İsrail’in insafına kalmış kantonlara razı olmaları isteniyor. Filistin halkının özgür olma iradesini hiçbir şey kıramaz. | |
|
|
Robert FISK
|
| İsrail’in iki BM okulunda sivilleri öldürmesi savaş suçu; bu vahşet Hamas’ın elinden çıksaydı, neler neler demezdik. Yalanlarla üstü örtülen önceki katliamları eleştirenlerse, en kötü iftiraya uğrayıp anti-Semitik olmakla suçlandı. Batı sivil ölümleri karşısında sustukça Arap öfkesi dinmez. İşte İsrail bir kez daha Filistinlilere cehennemin kapılarını açtı. Bir BM okulunda 40 sivil öldü, bir diğerinde üç sivil daha. ‘Silahların etik kullanımına’ inanan ordu için Gazze’de hiç de... | |
|
|
Gilad ATZMON*
|
| İsraillerle konuşursanız küçük dilinizi yutarsınız. İsrail Hava Kuvvetleri, gün ışığında yüzlerce sivil, yaşlı, kadın ve çocuk cinayeti işlerken, İsrail halkı bu şiddet destanında asıl kurbanların kendileri olduğuna inanmayı başarabilir. İsrail halkıyla aşina olanlar onların hayatlarında hüküm süren savaşın kökleri hakkında tamamen bilgisiz oldukları gerçeğini fark edecektir. İsrailliler sıklıkla İsrail jargonunda anlamlı tuhaf savlar ortaya sürmelerine rağmen, ... | |
|
|
Raşid GANNUŞİ
|
| İslam ve Arap dünyasıyla vicdanı hür insanlar büyük bir kin ve öfke seline kapılmış, vicdan ve kalp yangını yaşarken bölgenin en gaddar, en vahşi ve en korkunç kitle imha silahlarına sahip ordusu tarafından soykırım uygulanan Gazze halkının yanında yer almayan iktidarlara duyulan öfke giderek kontrol katlanarak büyüyor. Tarihin en şiddetli savaşlarında bile emsali bulunmayan bu savaşta ve tüm dünyanın gözüönünde işlenen bu katliamda daha ilk gün yüzlerce ölü ve yaralı vardı.
| |
|
|
| Dahlia WASFİ |
| | Soykırımı reddetmek antisemitizmdir. Ancak ben İkindi Dünya Savaşı, Mahmut Ahmedinecat ya da Aşkenaz Yahudilerinden bahsetmiyorum. Söylediğim hepimizin izlediği ve sorumlu olduğu bugün Gazze’de ve 60 yıldır Filistin’de yaşanan soykırım. Tanım olarak soykırım insanların kitlesel katliamıdır ya da özellikle silah kullanarak yüksek hayat kayıplarını içeren kapsamlı yıkımdır. ABD’nin silahlandırdığı ve finanse ettiği İsrail İşgal Kuvvetleri’nin şu an Gazze halkı üzerine yağdırdığı cehennemin daha iyi bir tanımı olamaz. | |
|
|
Vittorio ARRİGONİ
|
| Cebaliye, Beit Hanun, Refah ve Gazze Şehri, cehennem haritamdaki yolculuk durakları. İsrail ordu zirvelerinden yayınlanan haber bültenleri ne söylerse söylesin ve bunlar dezenformasyon uzmanları tarafından Avrupa ve Amerika’da papağan gibi nasıl tekrarlanırsa tekrarlansın, geçtiğimiz birkaç gün içinde camilerin, okulların, üniversitelerin, hastanelerin, marketlerin ve sayısız sivil binanın bombalandığına gözlerimle şahit oldum. El-Şifa hastanesinin başhekimi, IDF’den yani İsrail ordusundan telefonlar geldiğini ve hastaneyi boşaltmasını yoksa füzele... | |
|
|
Richard FALK*
|
| İsrail’in Gazze şeridindeki hava saldırıları, Genova Uluslararası Anlaşmaları’nda tanımlanan, hem İşgalci Gücün yerine getirmek zorunda olduğu sorumluluklar, hem de savaş kanunları açısından uluslararası insan haklarının ciddi ve toplu bir şekilde ihlal edilmesine bir örnek teşkil ediyor. En saf Amerikalı seçmenin bile, Bush yönetiminin kanunsuz Irak işgalinde bir kilometre taşı olan Saddan Hüseyin’e idam cezası verilmesini ahlaki, kanuni ve politik açıdan uygun görmesi beklenemez. Kilometre taşları yığıldıkça cesetler de yığılıyor.
| |
|
|
| |
| “Allah'ım! Ümmetin suskunluğunu sana şikâyet ediyorum! Ben ki kocamış bir yaşlıyım. Kurumuş iki elim, ne kalem tutuyor ne de silah! Sesimle yeri inletecek güçte bir hatip de değilim! Ben ki saçları ağarmış, ömrümün son demlerinde, türlü hastalıkların yıktığı ve üzerinde zamanın belâlarının estiği biriyim! Tek isteğim, benim gibi Müslümanların zaaf ve aczinden müteessir olanların yazmasıdır! Siz ey Müslümanlar! Suskun ve aciz, helâk olmuş ölüler!
| |
|
|
| |
| Bismillahirrahmanirrahim İnna lillah ve inna ileyhi raciun Siyonist rejimin Gazze’de kadın, erkek, çocuk dinlemeden yüzlerce insanı katlederek gerçekleştirdiği korkunç cinayetler, kan içici Siyonistlerin son yıllarda tezvir perdesi ardına gizlediği yüzünü bir kez daha ortaya koymuş ve bu muharip kafirin İslam ümmetinin kalbindeki varlığının oluşturduğu tehlikeyi hoşgörülülere ve ... | |
|
|
| |
| Aziz kardeşlerim Allah'ın selamı ve bereketi sizlerle olsun, Muharrem ayına başlayacağımız önümüzdeki günlerde Peygamberimizin torunu Hüseyin'in maruz kaldığı eziyetler hepinizin malumu… Allah sizlerin de maruz kalacağınız buna benzer eziyetlerden dolayı ecrinizi artırsın. Aziz kardeşlerim hicri ve miladi yeni yıla gireceğimiz bu günlerde bu denli bir insani facia ile karşılaşmamız gerçekten çok... | |
|
|
Ewa JASİEWİCZ*
|
| Bunu yazarken İsrail jetleri, Gazze merkezinde Zeytin ve Rimal bölgelerini bombalıyor. Beraber yaşadığım aile, bombalardan saklanmak için evlerinin ara avlusuna sığındı. Beş dakika önce evi sallayan patlamayla neredeyse tüm pencereler indi. Apache’ler tepemizde. F16’lar gök gürültüsü gibi. BM radyosu, Gazze ve Filistin’in en büyük sağlık merkezi el-Şifa’nın ana kapısı yakında bir yerde patlama olduğunu haber veriyor. Diğer bir tanesi plastik fabrikası. | |
|
|
| |
| Siyonist işgal ve saldırganlık vahşi yüzünü Filistin’de bir kez daha gösterdi. İnsanların toplu halde hedef alınabilecekleri bir vakti ve noktaları seçerek büyük bir kitlesel katliam gerçekleştirdi. Siyonist işgalcilerin dün (27 Aralık 2008 Cumartesi) gerçekleştirdikleri insanlık dışı saldırıda alınan son rakamlara göre ölü sayısı 271’e ulaştı. 750 civarında da yaralı vardı. Yaralılardan 200’ünün durumu ağır olduğundan ölü sayısının daha da artabileceğinden endişe ediliyor.
| |
|
|
| |
| 8 Aralık 1987, Filistin'de Siyonist işgal rejime karşı topluca baş kaldırma niteliği taşıyan intifada hareketinin başlangıç tarihidir. Bu yılın Kurban bayramının birinci günü olan 8 Aralık Pazartesi günü de intifadanın 21. yıldönümünü idrak ettik. İntifadanın Başlaması ve Yayılması Filistin toprakları üzerinde Siyonist işgal devletinin kurulmasıyla birlikte Filistin halkı da çeşitli örgütler... | |
|
|
| |
| Mail kampanyası düzenleyen ABD'li insan hakları eylemcileri Filistin'de devam eden insanlık suçlarına dikkat çektiler. Ve aynı eylemciler, Filistin'de devam eden insanlık dışı eylemlere başta Amerikan yönetimi ve halkı olmak üzere bütün dünyanın dikkatini çekmek üzere 'mail ilet' kampanyası da başlattı.
| |
|
|
Erdal ÇAKIR
|  | İsmail'den mi öğrendin şeytan taşlamayı
Muntazar,
Sana selâm olsun.
Selâm sana Bağdat,
Hep güzel çocuklar doğurdun bize.
| |
|
|
| |
| | Srebrenitsa Soykırımı : "11 Temmuz 1995" Günü, Bebeğinden,İhtiyarına Kadar 12.000'in Üzerinde Boşnak Erkeğinin, BM Barış Gücü Askerleri Korumasında Ve Güvenli Bölgede Olmalarına Rağmen ,Tamamının Üç Gün Süresince Hunharca Katledildiği Soykırım. 11 Temmuz, tarihin gördüğü en büyük soykırımlardan biri olan Srebrenitsa’nın onuncu yıldönümü. | |
|
|