Anasayfa  |   Dinleti  |   Kitaplık  |   Sanattan Yaşama  |   İletişim  
Anasayfa
Kuran Mektebi
Felsefi Bakış
Makaleler
Göller Ülkesinde Bir Ada
Kitap Tahlilleri
Sebilürreşad ve Sıratı Müstakimden
Basından
Söyleşiler
Kültür Sanat
Tozlu Sayfalar
Güne Gecikmiş Fotoğraflar
Çocuk ve Genç Mektebi
Düşünce-Analiz

Site İçi Arama




Mustafa SEKİLİ
Din ve Bilim
Düşünce-Analiz
Kamil KOÇ
Sanat Nedir? Hareketli Görüntünün Teorik Çerçevesi
Sanat
Kamil KOÇ
Sanat Nedir II
Sanat
Ali ŞERİATİ
Sevgi Aşktan Üstündür
Tozlu Sayfalar
Irvin YALOM
Annem ve Hayatın Anlamı
Öykü
Mustafa SEKİLİ
Prof. Dr. Fuat SEZGİN ile Söyleşi [Görüntülü]
Söyleşiler
Mustafa SEKİLİ
Âsaf HÜSEYİN ile Söyleşi
Söyleşiler
Mehmed ÂKİF
Sabır
Sebilürreşad ve Sıratı Müstakimden
Halime TOROS
Harezmi
Göller Ülkesinde Bir Ada
Prof. Dr. Fuat SEZGİN
İslam Kültür Dünyasının İlimler Tarihindeki Yeri
Makaleler
Paul TİLLİCH
İman ve Akıl
Düşünceler
Yasin YARAR
İçimizde Duran Hakikatin Hayat Üreten Yüzünü Perdeleyen Korku
Güne Gecikmiş Fotoğraflar
Atasoy MÜFTÜOĞLU
Ahlaki-Vicdani Tükeniş
Düşünce-Analiz
Prof. Dr. İlhami GÜLER
Günümüzde Bir "Direniş Teolojisi"ne Duyulan İhtiyaç
Düşünce-Analiz
Hülya DURMUŞ
Shakespeare'in Üç Oyunu ve Şiddet Çeşitlemeleri
Tiyatro
Prof. Dr. Mevlüt UYANIK
Kenar Mahalle Köpeği
Sinema
Prof. Dr. İlhami GÜLER
İran İzlenimleri
Deneme
Özdemir ASAF
Geldim
Şiir
Tunku Hasan Dİ TİRO
Özgürlüğün Bedeli
Tozlu Sayfalar
  Anasayfa arrow Güne Gecikmiş Fotoğraflar arrow Hüzünler, Ölümler, Rabler ve Ramazan
Hüzünler, Ölümler, Rabler ve Ramazan

Yasin YARAR


 Savrulan yaşam ve algılarımızın tekrar fıtratına döneceği demlerdir ramazan

Şimdi evrenimizi karşımıza koymanın ve hangi safın mukimi olduğumuzu görmenin vaktidir.

Görelim

İbrahim(a.s) mi Nemrut muyuz?

Musa(a.s) mı Firavun mu?

Muhammed(a.s) mı Mekke oligarşi mi?

Durup düşünelim!

Bilmeliyiz ki soluk alıp verdiğimiz bu demlerde

Derin bir aldırmazlıkla geçip gidiyoruz hayatın içinden.

Bilerek, fakat aldırmazlık libaslarını kuşanarak geçip gidiyoruz.

Ölümlerin çokluğu koskoca bir coğrafyayı dolduracak denli olsa

Ve biteviye çoğalıp dursa da

Geçiyoruz ölüm tarlalarının kıyısından.

Üstelik

Umursamazlığın hayat tüketen yanına yaşamak diyerek.

O ki biz yaşamak diyorsak koca bir okyanus haline dönüşen acıları görmezden gelme durumuna,

Yeridir göğün parçalanmasının, yerin yarılmasının.

Ama biz, Ramazan’ın ne olduğu üzerine esaslı bir düşünüş içinde olmadan              
                                                                                                                  Sahur yapıp iftar açalım biz

Yer yarılsın

Delinsin gök

Biz kocaman sözcükler kuralım.

Adı yaşamak olsun,

Adı hayat olsun kurduğumuz sözcüklerin.

Ama biz, Ramazan’ın ne olduğu üzerine esaslı bir düşünüş içinde olmadan                                

                                                                                                                  Sahur yapıp iftar açalım biz

Ama 

Bilmeliyiz

Kalbimize dönerek üstelik.

Hayat, Hay olan Allah’a aittir.

Attığımız adım, aldığımız nefes,

Dağlar görkemine denk kurduğumuz sözcükler,

Hay olan Allah’a akan bir hayatı orta yere koymuyorsa   

Bilmeliyiz ki

Kıyısından geçip gittiğimiz ölümlerin soracağı bir hesabı olacak.

Bilmeliyiz ki

Asil ve sahici bir gerçeğin mensupları olma iddiamız suya yazılan yazılara denk gelecektir.

Ve biliriz ki hafızası  yoktur suyun.

Ama biz, Ramazan’ın ne olduğu üzerine esaslı bir düşünüş içinde olmadan                               

                                                                                                                  Sahur yapıp iftar açalım biz

O vakit Mesih Deccal olacak kimliğimizin karşıladığı karakter.

Yani hakikat yüzlü yalancılar olacağız

O vakit

Derin yarlardan düşerek uzak kalacağız İbrahim(a.s)’e

O vakit

Hay olandan uzaklara düşen yaşamaklığımız,

Putlar kırmaktan beri olacaktır.

Nemrut’un safında olcağız böylelikle

İbrahim(a.s) ki varlığı tek başına ümmet üretendi

Biz de tüm çokluğumuza rağmen İbrahim(a.s) olmaktan çok uzağız.

Bu da öğretmeli bize Allah’ın eylemlerimizi ve sözlerimizi tarihe şahit tutmayacağını.

O zaman düşünmeliyiz biz,

Hakikatin tarihine şahit kılınmıyorsak hangi tarihin şahitleri olacağız?

Ramazan’ın ne olduğu  üzerine esaslı bir düşünüş içinde olmadan                                        

                                                                                                     Sahur yapıp iftar açalım biz

Hüzün döken sözcüklerimiz,

Bir nehir olup yanaklarımızdan aşağıya süzülen gözyaşlarımız,

O vakit, işte o vakit

Hakikat görünümlü  yalancılar olmaktan kurtaramayacak bizleri

Unutkanlığın geniş  vadilerinde tükettiğimiz zamanlar,

Acılar karşısında,

Haksızlıklar karşısında,

Çocukların, kadınların ve tüm mustazafların katledilişi karşısında

Dilimize konforlu birer örtü  olarak çektiğimiz suskunluk prangaları

İhanet çemberine dahil edecek bizleri.

Bilmeliyiz

Mustazafların düştüğü  her pusu, yedikleri her vurgun, döktükleri her kan damlası, içlerine gömdükleri acılardan sızan her çığlık, koca bir dağ gibi gelip önümüze duracak.

Biz sahip çıkmasak da emanete

Ölümün ve dirimin sahibi olan Allah,

Elbet umutları diriltecek,

Genişletecek zulmün çemberini.

Yeniden akacak serin sular hayatın damarlarına

Oysa

Heybemizde Allah’ın evreni ve varlığı bizlerin elleriyle inşa etmek istediği bilgisi duruveriyor da

Aldanışlarımızdan beri yana gelip kulak vermiyoruz bu bilgiye.

Bilmeliyiz ki

Acılarıyla baş başa bıraktığımız,

Terk ettiğimiz mustazaflarla omuz omuza yürümememiz,

İhanet saraylarında mukim bir hayat sürmemiz kısacası

En büyük kaybımız olacak.

Ama biz, Ramazan’ın ne olduğu  üzerine esaslı bir düşünüş içinde olmadan  

                                                                                                                   Sahur yapıp iftar açalım…

Şimdi sokaklara çıkmalıyız,

Unutkanlığın yanılgı  surlarından bu yana yüzümüzü dönmeliyiz,

Yeniden birbirimize yoldaş  olacağımız bir imkânı mümkin kılacak bir güzelliğe uyanmalıyız.

Uzak ve yabanıl durursak birbirimize, yazıklığa katık etmiş olacağız kendimizi.

O zaman

İçimize çöreklenen tüm yanılgı putlarını karşımıza alarak,

Kavi ve esaslı bir duruş  kuşanarak

Gözlerimizi yumup,

Açarak kalbimizi,

Umarak serinlikler varlığın sahibinden

Diyelim

La ilahe illallah


Sonra

Yapabiliyorsak

Geçip kurulalım koltuklarımıza,

Sıcacık yataklarımızın uyku çoğaltan eteklerinde dolaşalım,

Tertemiz giysileri içindeki sağlıklı çocuklarımızın yüzünü okşayalım,

Mükellef sofralarımızın başköşesine kurulalım,

Kocaman kariyerlerimizin ardı  sıra iz sürelim,

Kalbimizin çevresine ses ve his geçirmez surlar örelim de

Durup karşısında rablerimizin,

Tazim edelim onları.

Sonra gün be gün çoğalan rablerimizin önünde mukimken,

Hakikat olduğumuz yalanının içinde durarak takva temrinleri yapalım…

Bilelim ki


“Yaklaşıyor yaklaşmakta olan,

Yaklaşıyor yaklaşmakta olan,

Yaklaşıyor yaklaşmakta olan…”

 

 

Yorum (4)add comment
...
Yazan: kazım , March 27, 2010

yüregim incinerek
altına bütün kalbimle imza atıyorum


...
Yazan: Zeynep Betül Tarı , September 01, 2009

''Oysa

Heybemizde Allah’ın evreni ve varlığı bizlerin elleriyle inşa etmek istediği bilgisi duruveriyor da

Aldanışlarımızdan beri yana gelip kulak vermiyoruz bu bilgiye.''

karşımızda öyle aşikar duran hakikate karşı inadına kapanan gözlerin ve tıkanan kulakların ve ışığa rağmen karanlıkta kalmaya ısrarın anlamsızlığının farkındalığı için bir yakarış...

yüreğinize, kaleminize sağlık...


...
Yazan: Tuğbanur Yalçın , August 30, 2009

s.a.Allah razı olsun çok güzel emeğinize ve yüreğinize,fikirlerinize sağlık.dağılışımızın toparlanışı ramazan.''ölümün ve dirimin sahibi olan Allah '' en beğendiğim cümle buydu Rabbim hepimize farkındalık nasip etsin.yapılan iyilikler,çıkan sesler,tutulan eller,sadece ramazanda kalmamalı müslümanlık bir ay'a sıkıştırılmamalı.bilinmeli ki o bir aya sıkışamıyacak kadar büyük.daha ne zamana kadar boş oturup boş kalkacağız düşünmeliii...

...
Yazan: yedi_iklim , August 26, 2009

ellerine sağlık. kelimelerden öte...


Yorum Ekleyin
 

busy
 
 

Felsefi Bakış / Kavramlar

medeniyetmektebi.org © 2007-2010
Bu sitede yer alan yazılı ve görsel içerik medeniyetmektebi.org kaynak gösterilerek iktibas edilebilir.
Yayınlanan yazılardan yazarları sorumludur.

bilgi ve medeniyet etütleri merkezi