Anasayfa  |   Dinleti  |   Kitaplık  |   Sanattan Yaşama  |   İletişim  
Anasayfa
Kuran Mektebi
Felsefi Bakış
Makaleler
Göller Ülkesinde Bir Ada
Kitap Tahlilleri
Sebilürreşad ve Sıratı Müstakimden
Basından
Söyleşiler
Kültür Sanat
Tozlu Sayfalar
Güne Gecikmiş Fotoğraflar
Çocuk ve Genç Mektebi
Düşünce-Analiz

Site İçi Arama




Mustafa SEKİLİ
Din ve Bilim
Düşünce-Analiz
Kamil KOÇ
Sanat Nedir? Hareketli Görüntünün Teorik Çerçevesi
Sanat
Kamil KOÇ
Sanat Nedir II
Sanat
Ali ŞERİATİ
Sevgi Aşktan Üstündür
Tozlu Sayfalar
Irvin YALOM
Annem ve Hayatın Anlamı
Öykü
Mustafa SEKİLİ
Prof. Dr. Fuat SEZGİN ile Söyleşi [Görüntülü]
Söyleşiler
Mustafa SEKİLİ
Âsaf HÜSEYİN ile Söyleşi
Söyleşiler
Mehmed ÂKİF
Sabır
Sebilürreşad ve Sıratı Müstakimden
Halime TOROS
Harezmi
Göller Ülkesinde Bir Ada
Prof. Dr. Fuat SEZGİN
İslam Kültür Dünyasının İlimler Tarihindeki Yeri
Makaleler
Paul TİLLİCH
İman ve Akıl
Düşünceler
Yasin YARAR
İçimizde Duran Hakikatin Hayat Üreten Yüzünü Perdeleyen Korku
Güne Gecikmiş Fotoğraflar
Atasoy MÜFTÜOĞLU
Ahlaki-Vicdani Tükeniş
Düşünce-Analiz
Prof. Dr. İlhami GÜLER
Günümüzde Bir "Direniş Teolojisi"ne Duyulan İhtiyaç
Düşünce-Analiz
Hülya DURMUŞ
Shakespeare'in Üç Oyunu ve Şiddet Çeşitlemeleri
Tiyatro
Prof. Dr. Mevlüt UYANIK
Kenar Mahalle Köpeği
Sinema
Prof. Dr. İlhami GÜLER
İran İzlenimleri
Deneme
Özdemir ASAF
Geldim
Şiir
Tunku Hasan Dİ TİRO
Özgürlüğün Bedeli
Tozlu Sayfalar
  Anasayfa arrow Basından arrow Yemen'de Savaş ve Sivil Katliam
Yemen'de Savaş ve Sivil Katliam

Abdulmelik el-HUSİ

Dünyanın her yerinde bizi dinleyen kardeşler! Esselamu Aleykum

Başlangıçta sivilleri hedef alan ve çoğunluğunu çocuk ve kadınların oluşturduğu barbar ve zalim saldırı sonucunda hayatlarını kaybeden kişilerin ailelerine baş sağlığı dileklerimizi sunuyoruz. Bu saldırıların sonuncusu 27.12.2009 tarihli Cehm köyünü hedef alan çirkin saldırıydı. Bu saldırıda 14 kadın ve çocuk şehit oldu. Bundan önce de birçok saldırı oldu. Bunlar arasında savaş uçaklarının Ezd’in batısında 26.12.2009 tarihinde düzenlediği rastgele bombardıman yer almaktadır ve bu saldırıda 9 kadın ve çocuk ölmüştür.

Bunun öncesinde de Suud uçakları 19.12.2009 tarihinde Razeh şehrini bombalamıştır. Bu saldırıda da 31 kişi şehit olmuştur ve ölenlerin hepsi de kadın ve çocuklardan oluşmaktadır. Bütün bu saldırılara, Amerikan, Suud ve Yemen uçaklarının evlerinde, cami ve kamusal alanlarda sivillere karşı düzenlediği ortak hava saldırıları gelmektedir.

İnsani durumun kötüleşmesi ve varlıklarının tehdit altında olması bizi dostumuza ve düşmanımıza şu sözleri söylemeye sevk etmiştir. Bu insani mesele ve üzücü, korkunç felaket karşısında herkes kendi sorumluluğunu üstlensin. Savaşın başlangıcında hiçbir makamdan hiçbir yardım yapılmayarak sivillerin, kadınların ve çocukların beslenme ve ilaç sıkıntıları görmezden gelinmiştir. Ama şimdi mesele daha tehlikelidir. Bu mesele artık insani sıkıntı durumunu aşmış Bosna Hersek’teki gibi yaşamlarını tehdit eden bir hal almıştır.

Şerefli insanların –eğer şerefli iseler- yardım için seslerini çıkarmalarının ya da insani bir çaba sarf etmelerinin vakti gelmedi mi? Bizim için değil hiçbir günahı olmayan bu siviller için bunu yapmalarının vakti gelmedi mi?

Bazılarının bu saldırılara sessiz kalmayı daha uygun görmesi doğru ve yerinde bir düşünüş değildir. Aksine, hür ve şerefli halk ya da hükümet makamlarının suçlama hatta tenkit etmekten bile geri durması ve susması, saldırganları daha yoğun bir şekilde bu çeşit savaş suçlarına ve soykırıma devam etmeye teşvik etmiştir.

Hiç kimsenin bu acı ve dramlara sessiz kalmasının hiçbir bahanesi yoktur. Ben burada bu sessizliği neyin mazur göstereceğini soruyorum? Bu suçlara yeni bir kanun mu izin veriyor? İnsanlık değerleri, örf ve kanunlarda bu tarz suçların işlenmesi mubah ve helal mi oldu? Yoksa kurbanlar Yemenli Müslüman Araplar oldukları için bu üç mazeret onların kanını ve buna sessiz kalmayı mubah mı görmüştür? Yoksa bu bizimle ilişki kurma ve bizi destekleme suçlamasından korkma mıdır? Bunun sivillerin meselesiyle ilişkisi nedir?

Biz savaş meydanlarında savaşçılara ne olup bittiğinden bahsetmedik. Onlar için endişelenmeye gerek yok. Onlar savaşıyorlar, deneyimleri, gerekli tedbirleri ve ilk günden itibaren kendilerini feda etmeye istidatları var.

Biz, savaşla alakası olmayan sivillerin başına gelenlerden, kadınlardan ve çocuklardan bahsediyoruz. Ben İslam dünyası ve diğer ülkelerde, dışarıda ve içerde zerrece imanı, şerefi, değer ve insanlığı olan kişileri Allah’ın, insanlığın ve tarihin huzurunda masum insanlara, kadınlara ve çocuklara karşı işlenen bu saldırılara sessiz kalmama ve zamanında bunu durdurmak için çaba sarf etme sorumluluğuyla baş başa bırakıyorum. Bazılarının kanımızı mubah görme isteği varsa buna engel olan yok. Ama savaş meydanlarındaki savaşçılarla masum kadın ve çocukları birbirinden ayırsınlar ve hedeflerini kınasınlar.

Konuşmamın bu kısmında düşmana sesleneceğim. Sevgili kardeşler! Düşmanın sivilleri hedef almayı temel strateji haline getirdiği aşikârdır. Bununla bize baskı uygulamaya çalışmaktadır. Çünkü onlar bizim ahlakımızı, insanlığımızı ve siviller için duyduğumuz acıyı biliyorlar. Buna ek olarak bütün planlarında ve yaptıkları stratejilerde başarısız olmuşlardır. Kör kinleri ve çöküş yaşamalarına sebep olan bu karmaşa ve endişeye ek olarak insaniyetsizlikleri, ahlaksızlıkları, değer yoksunu olmaları ve İsrail’in toplu ceza siyasetini örnek almaları da başarısız olmalarına sebep olmuştur. İsrail’in İslam ve Arap dünyasına kin duyduğunu ve bölgede kara sicile sahip tek ülke olmasın diye bu adi ve düşük yöntemi benimsememeye özen gösterdiğini bilerek ona yaklaşmak için bunu yapmaktadırlar.

Ey zalim saldırganlar sivilleri hedef almak, kadın ve çocukların kanını dökmek sizi şerefli kılmaz, size zafer de kazandırmaz ama sonuçları sizin için olumsuz olur. Bu durum hür ve şerefli insanları savaş cephelerine katılmaya sevk eder. Bu hedef almanın hiçbir bahanesi yoktur. Burada sivilleri hedef alma hatasını mazur gösterecek hiçbir karışık durum yoktur.

Çünkü savaş cepheleri bilinmektedir ve siviller bu cepheleri boşaltmıştır. Siz Sufyan savaşı ve diğer meydan savaşlarındaki Melahit, Cabiri, Duhan ve diğer cepheleri iyi biliyorsunuz. Sivillere, kadın ve çocuklara karşı işlenen bu korkunç suçlar sizi sonsuza kadar ahlaksızlığa düşürmüştür. Hiçbir aklı selimin ya da sözünün eri olan kimsenin soykırım ve insanlığa karşı işlediğiniz suçlardan sonra sizin insaniyetinizden bahsetmesi mümkün değildir.

Ben sizi tekrar sivilleri hedef almayı, kadın ve çocuklara saldırmayı durdurmaya çağırıyorum. Eğer siz, bizimle savaşmayı istiyor ve bunda ısrar ediyorsanız ve bölgenin çıkarı, istikrarı ve oluşabilecek feci sonuçlar sizi ilgilendirmiyorsa durmayın. Bizimle mertçe savaşın, en azından insanlığınızı kaybetmeyin. Bu sözleri sizin buna karşılık vermeyeceğinizi bilerek söylüyorum. Çünkü sizler insanlığınızı tamamen kaybettiniz ve vicdanlarınızı öldürdünüz. Ama bu bir uyarı, münkerden nehiy ve gerçeği haykırıştır.

Bu mesajın sonunda cezalandırılmış sivillere, her bir kadına ve çocuğa şunları söylüyorum: sizin acılarınızı görmezden gelme ve kurulan işbirliği ne kadar büyük olursa olsun bizim yanımızda insani kardeşliği ve mazlumlara yardımı bulacaksınız. Saldırganlar size karşı işledikleri her suçun cezasını savaş meydanında ödeyecekler. Her savaşa sizin dramlarınızdan ve mazlumluğunuzdan birini kazıyacağız ki saldırganlar işledikleri suçların cezasını çeksinler ve saldırılarını durdursunlar. Zafer Allah katındandır ve zulmedenler nasıl bir devrilişle devrileceklerini bileceklerdir.

Husi Hareketi Lideri Abdulmelik el Husi'nin dün yaptığı bu konuşma, Gülşen Topçu tarafından İsra Haber için tercüme edildi.

 

 

 İsra Haber                                 01/01/2010

 

Yorum (0)add comment

Yorum Ekleyin
 

busy
 
 

Felsefi Bakış / Kavramlar

medeniyetmektebi.org © 2007-2010
Bu sitede yer alan yazılı ve görsel içerik medeniyetmektebi.org kaynak gösterilerek iktibas edilebilir.
Yayınlanan yazılardan yazarları sorumludur.

bilgi ve medeniyet etütleri merkezi